⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 435
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 13:43
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail ordusunun Gazze, Lübnan ve Batı Şeria’da sivillerin ölümüne yol açan 254 olayla ilgili başlattığı soruşturmaların büyük çoğunluğu kamuoyuna açıklanmadı.
- 7 Ekim 2023 ile Ağustos 2026 tarihleri arasında tespit edilen 300 olaydan yalnızca 28’inin sonucu resmi kanallardan duyuruldu.
- Uluslararası kuruluşlar ve medya organları, orduya yöneltilen iddiaların şeffaf bir şekilde sonuçlandırılmadığını ve sürecin belirsizliğini koruduğunu vurguluyor.
Gazze’de devam eden çatışmaların gölgesinde, İsrail ordusunun sivil kayıplara yol açan olaylara ilişkin yürüttüğü idari soruşturmaların şeffaflığı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Yapılan detaylı incelemeler, ordunun “soruşturuluyor” statüsünde tuttuğu yüzlerce dosyanın büyük bir kısmının sonuçsuz kaldığını ortaya koyuyor.
254 Olayda Soruşturma Belirsizliği
Son üç yıl içerisinde gerçekleşen 254 farklı olay, İsrail ordusunun inceleme kapsamına alındı. Bu olayların 158’i Gazze Şeridi’nde, 48’i Batı Şeria’da, 32’si Lübnan’da ve 16’sı ise İsrail sınırları içerisinde veya gözaltı merkezlerinde yaşandı. Söz konusu vakaların 200’den fazlasında en az bir sivilin hayatını kaybettiği rapor ediliyor. Ancak, ordunun resmi platformlarında bu olayların yalnızca 28’ine dair bir sonuç yayımlanmış durumda.
Dünya genelinde füze konulu internet aramalarında artış gözlemlendiği bu dönemde, askeri operasyonların hukuki denetimi de uluslararası kamuoyunun ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Uzmanlar, inceleme süreçlerinin uzamasının, hesap verilebilirlik mekanizmasını zayıflattığı konusunda uyarıyor.
Okul Saldırısı ve Süregelen İncelemeler
İsrail ordusunun hâlâ “soruşturma aşamasında” olduğu en dikkat çekici olaylardan biri, Ağustos 2024’te Gazze’de bulunan Tabaeen okul kompleksine düzenlenen hava saldırısıdır. Yerinden edilmiş sivillerin sığındığı binaya yönelik saldırıda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 93 kişi hayatını kaybetti. Olay yerinden elde edilen mühimmat parçalarının, ABD menşeli GBU-39 tipi hassas güdümlü bombalara ait olduğu uzmanlarca teyit edilmesine rağmen, saldırıya ilişkin herhangi bir nihai soruşturma sonucu kamuoyuyla paylaşılmadı.
Benzer şekilde, Aralık 2023’te Gazze’deki bir Katolik kilisesinde yaşanan ve anne ile kızının ölümüyle sonuçlanan keskin nişancı saldırısı da “inceleniyor” ibaresiyle bekletilen dosyalar arasında yer alıyor. Bakü’deki CICA Zirvesi’nde İsrail Cumhurbaşkanı’na yönelik diplomatik protesto gibi siyasi yankılar sürerken, sahadaki hukuki süreçlerin ağır işlemesi uluslararası hukuk otoriteleri tarafından eleştiriliyor.
Ordudan “Karmaşık Olaylar” Savunması
İsrail ordusu, soruşturmaların yavaş ilerlemesiyle ilgili yaptığı açıklamalarda, “Karmaşık olaylar önemli zaman gerektirebilir. Dış zaman çizelgelerine uymak için soruşturma prosedürlerini kısaltmıyoruz” ifadelerini kullanıyor. Ancak bağımsız gözlemciler, üç yılı bulan bekleme sürelerinin adalete erişimi engellediğini savunuyor.
Öte yandan, bölgedeki insani durumun yanı sıra teknolojik ve çevresel riskler de gündemdeki yerini koruyor. Örneğin, Japonya’da Onagawa Nükleer Santrali’nde radyoaktif sızıntı tespit edildi haberi, küresel güvenlik endişelerinin ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor. Gazze’deki askeri operasyonların sonuçları da bu küresel güvenlik ve hukuk ekseninde değerlendirilmeye devam edecek gibi görünüyor.



