⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 418
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 07:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir’de bir kişi, akrabasının aynı gün içerisinde kendisine gönderdiği 45 mesaj nedeniyle ‘kişilerin huzur ve sükûnunu bozma’ suçlamasıyla şikâyetçi oldu.
- Yerel mahkemenin verdiği hapis cezası, istinaf mahkemesi tarafından bozulsa da Yargıtay, uyarılara rağmen süren ısrarlı tutumu suç teşkil ettiği gerekçesiyle kararı bozdu.
- Yeniden yargılama sonucunda sanık hakkında verilen 2 ay 15 günlük hapis cezası, Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi tarafından oybirliğiyle onandı.
İzmir’de yaşanan sıra dışı bir hukuki süreç, dijital iletişimde ısrarlı tutumun cezasız kalmayacağını bir kez daha gözler önüne serdi. Bir kişi, akrabasının aynı gün içerisinde kendisine gönderdiği 45 mesajı gerekçe göstererek yargıya başvurdu. Şikâyet dilekçesinde, rehberinde kayıtlı olmayan bir numaradan gelen mesajları önce kim olduğunu anlamak için yanıtladığını, ancak kimliği öğrendikten sonra rahatsız edilmek istemediğini açıkça belirtmesine rağmen mesaj trafiğinin devam ettiğini ifade etti.
Israrlı Mesajlaşma Hapisle Sonuçlandı
Olayın yargıya taşınmasının ardından İzmir 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında ‘kişilerin huzur ve sükûnunu bozma’ suçundan dava açtı. Yapılan yargılama neticesinde, şikâyetçinin “rahatsız edilmek istemiyorum” uyarısına rağmen eylemini sürdüren sanığa 2 ay 15 gün hapis cezası verildi. Ancak süreç, sanığın karara itiraz etmesiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25’inci Ceza Dairesi’ne taşındı. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın beraatine hükmetti.
Beraat kararının temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi’ne geldi. Yargıtay, mesajları alan kişinin rahatsızlığını açıkça dile getirmesine ve aksi halde şikâyetçi olacağını bildirmesine rağmen sanığın bu uyarıyı dikkate almadığına dikkat çekti. Yüksek mahkeme, söz konusu eylemin huzur ve sükûnu bozma suçunun unsurlarını taşıdığına hükmederek beraat kararını bozdu.
Yargıtay Kararı Emsal Teşkil Ediyor
Dosyayı yeniden ele alan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25’inci Ceza Dairesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uyarak sanığı tekrar 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık avukatının son temyiz başvurusu da sonuç vermedi ve dosya yeniden Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi tarafından incelendi. Yüksek mahkeme, verilen hapis cezasını oybirliğiyle onadı.
Bu karar, dijital platformlardaki iletişim sınırlarını aşan kişilere yönelik önemli bir hukuki emsal oluşturuyor. Günümüzde dijital dünyadaki gelişmelerle birlikte yapay zeka sohbet botlarının doğruluk performansı gibi teknolojik konular tartışılırken, bireylerin birbirine karşı sergilediği tutumlar da hukuk sisteminin radarına giriyor. Toplumsal huzuru korumak adına atılan bu adımlar, benzer şekilde masak fon krizi kapsamında 29 ülkede inceleme başlatılması gibi ciddi denetim süreçleriyle de benzerlik gösteriyor. Hukuk uzmanları, dijital ortamda karşı tarafın “rahatsız edilmek istemiyorum” beyanının, ısrarlı iletişimde belirleyici bir eşik olduğunu vurguluyor.
Dijital dünyada yaşanan bu tür gelişmeler bazen Halk TV’de eski çalışanlardan Cafer Mahiroğlu’na yönelik tepkiler gibi kurumsal krizlerin ötesine geçerek bireysel hayatlarımızı da doğrudan etkilemeye devam ediyor.



