⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 387
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 04:14
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Memurların aldığı seyyanen zam ve çeşitli ek ödemeler, emekli aylığı hesaplamalarına dahil edilmediği için maaş farkı açılıyor.
- Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, sosyal güvenlik sisteminin ek ödemeleri kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
- Maaş adaletsizliği nedeniyle memurlar, ekonomik gerekçelerle 65 yaş sınırına kadar çalışmak zorunda kalıyor.
Türkiye’de görev yapan memurların aktif çalışma dönemindeki maaşları ile emekli olduklarında alacakları aylıklar arasındaki fark, yapılan yeni düzenlemelerle birlikte giderek büyüyor. Özellikle 2023 yılında memur maaşlarına eklenen “ilave ödeme” olarak bilinen seyyanen zamların emekli aylığı hesaplamasına dahil edilmemesi, çalışan ve emekli kesim arasındaki gelir adaletsizliğini derinleştiriyor.
Ek Ödemeler Emeklilik Sisteminin Dışında Kalıyor
Memurların maaş kalemlerini oluşturan birçok ek ödeme, emeklilik haklarını doğrudan etkilemiyor. Başlangıçta 8 bin 77 lira olarak uygulanan seyyanen zam tutarı, günümüzde 25 bin lira seviyelerine ulaşmış durumda. Ancak bu yüksek tutar, memur emekli olduğunda aylık hesaplamasına yansıtılmıyor. Bu durum, çalışan memurların emeklilik döneminde ciddi bir gelir kaybı yaşamasına neden oluyor. Ekonomik dengelerin ve finansal ödeme planlarının yakından takip edildiği bir dönemde, sosyal güvenlikteki bu boşluk dikkat çekiyor.
Sosyal Güvenlik Sisteminde Reform Çağrısı
Konuyla ilgili görüşlerini Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında dile getiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, sistemin acilen revize edilmesi gerektiğini vurguladı. Kahveci, 2008 yılından sonra göreve başlayan bir kamu personelinin emekli olduğunda bağlanan aylığın yaklaşık 18 bin lira seviyesinde kaldığına dikkat çekti. Bu rakamın, mevcut ekonomik koşullarda en düşük aylık seviyelerinin bile altında kaldığını belirten Kahveci, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi için ek ödemelerin emekliliğe esas kazanca dahil edilmesini önerdi.
Kahveci, sistemin daha fazla prim toplamasını ve kayıt altına alınmasını sağlayacak adımların atılması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Ek ödeme, tazminat, döner sermaye, ek ders ve nöbet ücretleri gibi birçok ödemenin emekliliğe esas kazançta değerlendirilmesi gerekir. Bu düzenleme, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır.”
Memurlar 65 Yaşını Beklemek Zorunda Kalıyor
Mevcut ücret politikasının yarattığı dengesizlik, memurların emeklilik yaşını öne çekmek yerine, zorunlu olarak daha uzun süre çalışmasına yol açıyor. Eskiden emeklilik için daha erken yaşlar hedeflenirken, şimdi ekonomik kaygılar nedeniyle çalışanlar 65 yaş sınırına kadar görevde kalmayı tercih ediyor. Ülkenin genel ekonomik yapısı ve ticari hacmi etkileyen sosyal politikaların, çalışanların refah düzeyini koruyacak şekilde güncellenmesi bekleniyor.
Sonuç olarak, memur emekli maaşlarındaki bu makasın kapanması, sadece çalışanların değil, sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli sağlığı için de bir gereklilik olarak öne çıkıyor.



