⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 473
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 12:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan ve geçmişte sosyal olanaklarıyla “Küçük Paris” olarak bilinen maden yerleşimi Cürek, nüfusunu kaybederek terk edilmiş bir alana dönüştü.
- Bir dönem 2 bin kişinin ikamet ettiği kasabada hastane, okul, yüzme havuzu, sinema ve tenis kortu gibi dönemin ötesinde sosyal imkânlar yer alıyordu.
- 2000’li yılların başında maden işletmesinin özelleştirilmesi ve istihdam olanaklarının azalması sonrasında hızlanan göç, yerleşimi harabeye çevirdi.
Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Cürek bölgesi, Türkiye’nin sanayi ve madencilik tarihine tanıklık eden en çarpıcı yerleşimlerden biri olarak biliniyor. Demir madeni işletmesinin aktif olduğu yıllarda yaklaşık 2 bin kişinin yaşam sürdüğü ve dönemin modern sosyal altyapısı sebebiyle çevre halkı tarafından “Küçük Paris” olarak adlandırılan yerleşim, günümüzde sessizliğe gömülmüş durumda.
Sosyal Tesisleri ve Modern Yapısıyla Bölgenin Cazibe Merkeziydi
Cürek, madencilik faaliyetlerinin yoğun olduğu dönemde yalnızca işçilerin barındığı bir lojman bölgesi değil; her türlü kentsel donatıya sahip müstakil bir yaşam merkezi niteliğindeydi. Yerleşimde işçi pansiyonları, memur lojmanları, tam teşekküllü bir hastane, ilkokul ve ortaokul, fırın, giyim mağazası ile telefon santrali kesintisiz hizmet veriyordu.
Kasabayı çevre yerleşimlerden ayıran en önemli unsur ise sahip olduğu sosyal olanaklardı. Bölgede yarı olimpik açık yüzme havuzu, tenis kortu, spor sahaları ve bir sinema salonu bulunuyordu. Yaz aylarında havuzda çocuklar için yüzme yarışları düzenleniyor, dereceye giren gençler ödüllendiriliyordu. Akşam saatlerinde ise sosyal tesislerde aileler toplanıyor, kültürel etkinlikler düzenleniyordu. Tıpkı Zonguldak genelinde kıyı ve maden bölgelerinde kapsamlı inceleme çalışmalarında görülen köklü sanayi kültürü gibi, Cürek de Divriği’de özgün bir işçi kenti modeli inşa etmişti.
Özelleştirme ve Göç Süreci Hayalet Kente Dönüştürdü
Bölgedeki parlak dönem, maden işletmesinin özelleştirilmesi ve üretim süreçlerinin el değiştirmesiyle sona ermeye başladı. Tesislerin el değiştirmesinin ardından bölgeye yapılan yatırımların azalması, emekli olan çalışanların büyük şehirlere taşınması ve genç nüfusun iş arayışıyla kenti terk etmesi nüfusun hızla erimesine yol açtı.
Yerleşimin yaşadığı dönüşümü anlatan Cürek Köyü Muhtarı İhsan Aydoğan, geçmişteki canlılığı vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Burada olmayan yoktu. İlkokulu, ortaokulu, camisi, hastanesi, postanesiyle mükemmel bir yerdi. Özelleştirildikten sonra firma burasıyla ilgilenmedi. Kimisi emekli oldu, kimisi gurbete gitti. 2003’ten sonra bu hale geldi.”
Metruk Binalar Geçmişin İzlerini Taşıyor
Günümüzde yerleşimdeki konutlar, sosyal alanlar, idari binalar ve havuz kompleksi tamamen atıl durumda bulunuyor. Bölgesel dinamiklerin değişmesi, tıpkı Elbistan’da şeker pancarı hasadı başladı haberlerinde görülen kırsal üretim süreçlerinin yerel ekonomi üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha hatırlatıyor. Cürek’te ekonominin tek bir işletmeye bağımlı olması, üretimin form değiştirmesiyle birlikte yerleşimin tamamen boşalması sonucunu doğurdu.
Ekonomik yapının dönüşümüyle birlikte kamu harcamaları ve yerel idarelerin altyapı yatırımları da farklı bölgelere kaydı. Ülke genelinde merkezi yönetim bütçesi eylülde 532,2 milyar TL açık verdi verilerinde yansıyan genel mali dengeler çerçevesinde, işlevini yitirmiş eski kamu lojmanları ve işletme binalarının korunması güçleşti. Çam ağaçlarının arasında kalan Atatürk büstü ve harabeye dönen sinema salonu, Divriği Cürek’in parlak geçmişinden arta kalan son hatıralar olarak ziyaretçilerini karşılıyor.



