⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 378
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 22:01
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TBMM Genel Kurulu’nda muhalefet partileri tarafından sunulan basın ve ifade özgürlüğüne yönelik araştırma önergeleri görüşüldü.
- İYİ Parti, DEM Parti ve YENİ Parti’nin sunduğu, medya üzerindeki baskıların araştırılmasını amaçlayan önergeler, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
- Muhalefet milletvekilleri; gazetecilere yönelik gözaltılar, sansür ve medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin incelenmesi gerektiğini savundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Meclis’in gündem maddelerine geçilmeden önce, siyasi parti gruplarının sunduğu önemli önerge talepleri görüşüldü. Toplantının en kritik maddelerinden biri, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların araştırılması talebi oldu.
Muhalefetten Medya Baskısı Araştırması Talebi
İYİ Parti, DEM Parti ve YENİ Parti tarafından ortak bir duruş sergileyen muhalefet kanadı, Türkiye’de toplumun haber alma hakkının güvence altına alınması için Meclis araştırma önergeleri verdi. Önergelerin temel amacı; gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik uygulanan sansür, erişim engelleri, polis baskınları, gözaltılar ve kayyum uygulamalarının tüm boyutlarıyla mercek altına alınması olarak açıklandı. Bu süreçte, İzmir’de yaşanan gazeteci işten çıkarmaları gibi sektördeki hak ihlallerinin de geniş kapsamlı bir şekilde incelenmesi talep edildi.
İYİ Parti: “Basın Özgürlüğü Taahhütlerden Uzaklaştı”
İYİ Parti adına söz alan Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, iktidarın geçmişte basın özgürlüğü konusunda verdiği sözleri hatırlatarak sert eleştirilerde bulundu. Son 20 ay içerisinde 10 televizyon kanalına el konulduğunu belirten Çömez, medyanın kontrol altına alınmaya çalışıldığını öne sürdü. Çömez, konuşmasında birçok gazetecinin ismini zikrederek şu ifadeleri kullandı:
“Son bir ay içerisinde 50’ye yakın gazeteci hâkim karşısına çıktı. Murat Ağırel, İsmail Saymaz, Derya Okatan, Fatih Ergin gibi isimlerin yaşadığı süreçler ve medya kuruluşlarına yönelik müdahaleler kabul edilemez. Halk TV gibi kanallara yönelik uygulamalar, toplumun haber alma hakkına vurulmuş bir darbedir.”
Çömez ayrıca, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının çok sesli medya ortamını yok ettiğini ve bu durumun demokratik standartlarla bağdaşmadığını vurguladı. Siyasi partilerin Meclis içindeki tutumları, bu oylama sonucunda bir kez daha netleşmiş oldu.
DEM Parti’den Benzetmeli Eleştiriler
DEM Parti adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo ise medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin bir sistematik hal aldığını savundu. Cupolo, Halk TV’ye yönelik uygulamaların geçmişte İMC TV, Hayat TV ve Tele1’e karşı uygulanan yöntemlerle benzerlik taşıdığını ifade ederek, medya üzerindeki baskıların artarak devam ettiğine dikkat çekti.
Yapılan oylama sonucunda, muhalefet partilerinin basın özgürlüğünü koruma ve araştırma talepleri, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilerek gündemden düşürüldü.



