⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 351
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 14:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TMMOB’a bağlı Gıda, Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odaları, 16 Ekim Dünya Gıda Günü öncesinde Ankara’da ortak bir basın açıklaması yayımladı.
- Açıklamada, artan gıda fiyatları nedeniyle halkın temel ihtiyaçları arasında seçim yapmak zorunda kaldığı belirtilerek, özellikle çocukların okulda beslenmesi konusuna dikkat çekildi.
- Uzmanlar, güvenli gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatarak, devletin okullarda ücretsiz yemek ve temiz su sağlama yükümlülüğünü yerine getirmesini talep etti.
Ankara merkezli olarak faaliyet gösteren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Gıda, Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odaları, 16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle ortak bir bildiri yayımladı. Yayınlanan metinde, gıda güvencesinin sadece bir ekonomik sorun değil, aynı zamanda temel bir insan hakkı olduğu vurgulandı.
Gıda Krizi ve Artan Yaşam Maliyetleri
Yapılan açıklamada, dünya genelinde ve Türkiye’de milyonlarca insanın yeterli, dengeli ve sağlıklı gıdaya ulaşmakta zorlandığı ifade edildi. Özellikle güncel ekonomik verilerin de desteklediği üzere, asgari ücretin açlık sınırının altında kalması gibi faktörler, halkın temel gıda ihtiyaçlarını karşılamasını imkansız hale getiriyor. Uzmanlar, vatandaşların beslenme ile diğer zorunlu giderleri arasında bir “tercih yapmaya zorlandığı” gerçeğinin altını çiziyor.
Okullarda Ücretsiz Yemek Zorunluluğu
TMMOB bileşenleri, gıda hakkı ihlalinin en yıkıcı etkisinin gelişim çağındaki çocuklar üzerinde görüldüğünü belirtti. Bu bağlamda, okullarda tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz, besleyici ve güvenli yemek ile temiz içilebilir su sağlanmasının bir “yardım değil, kamusal sorumluluk” olduğu ifade edildi. Eğitimde fırsat eşitliğinin ancak sağlıklı beslenen nesillerle mümkün olabileceği hatırlatıldı.
Öte yandan, Türkiye’deki genel ekonomik görünüm ve bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi gibi makroekonomik veriler, hane halkı üzerindeki borçluluk yükünün gıda erişimini doğrudan kısıtladığını gösteriyor. Uzmanlar, tarımsal üretimin desteklenmemesi durumunda gıda fiyatlarındaki artışın kalıcı hale geleceği uyarısında bulunuyor.
Tarımsal Politikalarda Acil Değişim Talebi
Açıklamada, gıda egemenliğinin korunması için şu adımların atılması gerektiği belirtildi:
- Tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamak için üretici maliyetlerinin gözetilmesi,
- Küçük üreticilerin ve kooperatiflerin piyasadaki yoğunlaşmaya karşı desteklenmesi,
- Gıda denetimlerinde kamu kurumlarının nitelikli personel istihdamını artırması,
- Tarım ve gıda politikalarının bilimsel temellere ve kamu yararına göre yeniden kurgulanması.
Son olarak, gıda hakkının korunmasının bir “tercih” değil, devletin en temel görevlerinden biri olduğu vurgulanarak, açlığın ve yoksulluğun ortadan kaldırılması için adil gelir dağılımını hedefleyen politikaların acilen devreye alınması gerektiği yinelendi.



