⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 22:47
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin terör örgütü PKK elebaşına yönelik çağrısını “felaket planının parçası” olarak nitelendirdi.
- Dervişoğlu, örgütün silah bırakmadığını ve kendini feshetmediğini vurgulayarak, bu söylemlerin toplumsal vicdanı yaraladığını belirtti.
- İYİ Parti lideri, terörle mücadele konusunda devlet kurumlarının resmi bir fesih kararı olmadığını hatırlatarak sürecin yanlış yönetildiğini savundu.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında ve sonrasında yaptığı açıklamalarda, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” hedefiyle gündeme getirdiği süreç ve Abdullah Öcalan’a yönelik çağrıları hakkında sert bir değerlendirmede bulundu. Dervişoğlu, Bahçeli’nin ifadelerini eleştirirken, bu yaklaşımın Türkiye’nin güvenliği açısından bir “felaket planı” niteliği taşıyabileceği uyarısında bulundu.
“Terör Örgütü Silah Bırakmadı”
Dervişoğlu, terör örgütü PKK’nın silah bıraktığı veya kendisini feshettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Örgütün hala ayrılıkçı emellerinden vazgeçmediğini dile getiren İYİ Parti lideri, “Örgüt hâlâ 4 kantonlu ayrılıkçı bir devletten, federasyondan ve konfederasyondan bahsediyor. Kandil, Avrupa ve Suriye’deki uzantıları, silah bırakmayı Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüyle şartlı bir biçimde ilişkilendiriyor” ifadelerini kullandı.
Siyaset dünyasındaki gelişmeleri yakından takip eden vatandaşlar, Bakan Bayraktar Rusya Başbakan Yardımcısı Novak ile görüştü gibi dış politika haberlerinde olduğu gibi, terörle mücadele sürecinde de devletin resmi kurumlarının tavrının net olması gerektiğini belirtiyor. Dervişoğlu da bu noktada Milli Güvenlik Kurulu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Dışişleri Bakanlığı’nın örgütün feshedildiğine dair herhangi bir resmi tespiti bulunmadığının altını çizdi.
Bahçeli’nin Çıkışına Tepki
MHP lideri Bahçeli’nin terör örgütü elebaşına yaptığı çağrıyı “cüretkar” olarak nitelendiren Dervişoğlu, “Abdullah Öcalan buraya nasıl gelsin? 50 bin vatandaşımızın katline sebep olmuş birisine özgürlük vadeden bir cümle, vicdanlarda kabul görmez. Bu ifadeler, ona bunu söyletenlerin varlığını gösteriyor” şeklinde konuştu. Dervişoğlu, iktidarın yürüttüğü sürecin yanlış referanslar üzerine kurulu olduğunu ve bu durumun üzüntü verici olduğunu belirtti.
Türkiye’nin gündemindeki bu kritik gelişmeler, bölgesel istikrar ve güvenlik politikalarıyla da doğrudan ilişkili. Benzer şekilde KKTC Başbakanı Üstel: Kıbrıs Türk halkı yok sayılamaz başlığıyla öne çıkan açıklamalar, Türkiye’nin ulusal çıkarlarının korunması noktasında siyasi kararlılığın önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Siyasi Sorumluluk Vurgusu
Dervişoğlu konuşmasının devamında, “Eğer bütün bu olup bitenleri sadece Bahçeli üzerinden değerlendirirsek, asıl süreci yöneten ‘big brother’lar masum hale gelir” diyerek sorunun çok daha kapsamlı olduğunu ima etti. Terörle mücadelede taviz verilmemesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, örgütün feshedildiğini iddia eden siyasi söylemlerin, devletin güvenlik kurumlarını bir “tavsiye kurulu” niteliğine indirgememesi gerektiğini vurguladı.



