⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 417
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 06:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Diyarbakır, zengin mutfak kültürünü tanıtmak amacıyla geniş kapsamlı gastronomi etkinliklerine ev sahipliği yaptı.
- Etkinlikler boyunca kentin tarihi dokusuyla bütünleşen 48 farklı lezzet noktası oluşturularak yerel tatlar gastronomi dünyasının önemli isimlerine tanıtıldı.
- Program kapsamında yerel kadın kooperatifleri, geleneksel esnaflar ve Michelin rehberli şefler Diyarbakır’ın kadim yemek hafızasını bir araya getirdi.
Türkiye Kültür Yolu Festivali, Diyarbakır’ın binlerce yıllık mutfak kültürünü ve tarihi dokusunu ön plana çıkaran özel gastronomi etkinliklerine sahne oldu. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon, kentin zengin gastronomi mirasını 48 farklı lezzet noktası aracılığıyla ziyaretçilere ve gastronomi profesyonellerine sundu.
Gastronomi Dünyasının Önemli İsimleri Diyarbakır’da Buluştu
Festival kapsamında düzenlenen etkinliklerde, Türkiye ve dünya gastronomi dünyasının seçkin isimleri Diyarbakır’ın eşsiz sofralarında bir araya geldi. Bigchefs Kurucu Ortağı Gamze Cizreli ve Michelin Rehberi’nde yer alan şef Mahir Nazlıcan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen programda; Michelin rehberli ve yıldızlı şefler Ömür Akkor, Çiğdem Seferoğlu, Erşan Yılmaz, Burcu Önal, Gökhan Ali Çamkerten ve Emre Murat gibi isimler yer aldı. Gastronomi yazarları Ebru Erke, Müge Akgün ve Silva Özyerli ile birlikte gerçekleştirilen bu yolculuk, kentin lezzet haritasını modern ve geleneksel perspektiflerle inceleme imkanı sundu.
Gastronomi dünyasındaki değişimleri takip eden uzmanlar için yerel tatların modern tekniklerle harmanlanması büyük önem taşıyor. Tıpkı Moskova’da yeni Rus mutfağı dönemi içerisinde görülen yerel tatların modern tekniklerle yorumlanması gibi, Diyarbakır’daki etkinliklerde de geleneksel reçetelerin güncel gastronomi trendleriyle nasıl buluşabileceği gözlemlendi.
Tarihi Mekanlarda Lezzet ve Kültür Yolculuğu
İki güne yayılan yoğun saha programı, kentin sadece yemeklerini değil, aynı zamanda tarihini ve zanaatkâr esnafını da merkeze aldı. Katılımcılar, Kahvaltıcı Edip ile güne başlarken, Mecitağa Fırını’nın mahlep kokulu geleneksel ürünleriyle kentin sabah kültürünü deneyimledi. Sülüklü Han’ın tarihi atmosferinden geçilerek Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ndeki resmi açılışa katılım sağlandı.
Öğle saatlerinde Gastronomi İnovasyon Merkezi’nde kurulan sofralar, kentin kültürel derinliğini yansıtan birer tuval niteliğindeydi. KEY MA Kadın Kooperatifi şeflerinin emeğiyle hazırlanan sofralar, yerel üretimin ve kadın emeğinin gastronomi turizmindeki kritik rolünü bir kez daha kanıtladı. Bu tür yerel üretim destekleri, Dünya Gıda Günü kapsamında sıkça vurgulanan sağlıklı beslenmeye erişim ve sürdürülebilir gıda sistemleri açısından da büyük önem taşıyor.
Kadim Lezzet Durakları ve Yerel Miras
Programın devamında Ulu Camii çevresinde yer alan Merkez Lahmacun ve Hacı Levent Kadayıf gibi kentin simgeleşmiş noktaları ziyaret edildi. Çömlekçi Mehmet Barut gibi zanaatkârların sunumlarıyla zenginleşen etkinlikler, Diyarbakır’ın sadece bir yemek şehri değil, aynı zamanda yaşayan bir kültür hazinesi olduğunu gösterdi. Festival, kentin gastronomi potansiyelini uluslararası standartlarda tanıtarak bölge turizmine önemli bir ivme kazandırmayı hedefliyor.



