⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 462
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 16:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Washington’daki federal mahkemeye başvuran dokuz eski FBI çalışanı, işten çıkarılmalarının siyasi bir misilleme olduğunu iddia ederek hukuk mücadelesi başlattı.
- Davacılar, Donald Trump’ın gizli belgeler soruşturması dosyalarına erişim sağlandıktan hemen sonra herhangi bir disiplin soruşturması yürütülmeden görevlerinden uzaklaştırıldıklarını belirtti.
- Toplam 100 yılı aşkın mesleki deneyime sahip olan eski ajan ve uzmanlar, görevlerine iade edilmeyi talep ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington‘da federal mahkemeye taşınan yeni bir dosya, istihbarat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Başkan Donald Trump’ın Florida’daki malikanesinde bulunan gizli devlet belgelerine yönelik yürütülen soruşturmada görev almış olan dokuz eski FBI çalışanı, işten çıkarılma kararlarının tamamen siyasi bir misilleme olduğunu öne sürerek yargı yoluna gitti. Eski ajanlar ve istihbarat uzmanları, haklarındaki kararın iptal edilerek görevlerine iade edilmelerini talep ediyor.
Federal mahkemeye sunulan 70 sayfalık kapsamlı dava dilekçesinde, söz konusu personelin Şubat 2026 tarihinde hiçbir resmi disiplin soruşturması yürütülmeden işten atıldığı vurgulandı. Davacı taraf, FBI Başkanı Kash Patel yönetiminin aldığı bu kararların mesleki yetersizlikle bir ilgisinin bulunmadığını, doğrudan Trump hakkındaki hassas soruşturmalarda yer almalarıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Gizli Dosyalara Erişimden İki Gün Sonra Kovuldular
Dava dosyasında, işten çıkarılma dalgasından hemen önceki süreçte yaşandığı iddia edilen dikkat çekici bir zaman çizelgesine yer verildi. Buna göre, Kash Patel’in danışma ekibinde görev yapan bir FBI ajanı olan Miles Starr, 23 Şubat tarihinde Trump’ın gizli belgelerine ilişkin soruşturma dosyalarına erişim talebinde bulundu. Starr’ın bu talebi doğrudan Patel’in talimatıyla gerçekleştirdiği ifade edildi.
Söz konusu gizli dosyalarda, kısa süre sonra işten çıkarılacak olan dokuz çalışanın da isimlerinin yer aldığı belirtildi. Bu erişim talebinden sadece iki gün sonra, yani 25 Şubat’ta sekiz çalışanın ilişiği kesildi; dokuzuncu çalışan ise bir sonraki gün görevden uzaklaştırıldı. Davacılar, savunma hakkı tanınmaksızın ve herhangi bir itiraz mekanizması işletilmeden kapı önüne konulduklarını dile getirdi.
Kritik Soruşturmalarda Görev Almışlardı
Mahkemeye başvuruda bulunan dokuz eski istihbaratçının toplamda 100 yılı aşan bir mesleki tecrübeye sahip olduğu bilgisi paylaşıldı. Dilekçede yer alan detaylara göre, bu isimler arasında geçmişte 2013 Boston Maratonu saldırısı ile Donald Trump’a yönelik Pennsylvania’daki suikast girişimini soruşturan deneyimli uzmanlar da bulunuyor. Öte yandan, bazı personelin İran kaynaklı tehditlere karşı yürütülen operasyonlarda ve yurt dışında tutulan ABD vatandaşlarının kurtarılmasında aktif rol oynadığı kaydedildi.
Davacılardan Jeremy Linton, ABD’nin İran’a yönelik olası stratejik hamlelerinden hemen önce görevden alınmasının, kritik istihbarat akışını ve ulusal güvenliği tehlikeye attığını savundu. Dünyadaki benzeri jeopolitik gelişmeler ve güvenlik krizleri, tıpkı Rus füzeleri Ukrayna’yı vurdu haberlerinde olduğu gibi istihbarat birimlerinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Benzer şekilde, ulusal ve uluslararası güvenlik dengeleri pek çok ülkenin iç siyasetini doğrudan etkiliyor.
FBI Başkanından Savunma
Yaşanan gelişmelerin ardından Kongrede konuya ilişkin açıklamalarda bulunan FBI Başkanı Kash Patel, kurum içinde bazı kişilerin teşkilatı siyasi emelleri doğrultusunda kullanmaya çalıştığını öne sürmüştü. Patel, atılan adımların kurumsal disiplini korumak adına atıldığını savunsa da, açılan bu yeni dava sürecinin federal yargıda uzun süre tartışılacağı ve ABD siyasetinde yeni bir gerilim hattı oluşturacağı öngörülüyor.



