Gündem

İHD ve ÖHD’den Adana Cezaevleri Hak İhlalleri Raporu

İHD ve ÖHD Adana şubeleri, cezaevlerindeki hak ihlalleri raporunu açıkladı. Ağız içi arama dayatması ve tecrit iddiaları raporda yer aldı.

OKUMA AYARLARI
İHD ve ÖHD'den Adana Cezaevleri Hak İhlalleri Raporu
İHD ve ÖHD'den Adana Cezaevleri Hak İhlalleri Raporu
📍 Konum: Adana, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 438
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 16:37

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İHD Adana Şubesi ve ÖHD Adana Temsilciliği, 2026 yılının üçüncü çeyreğini kapsayan hapishanelerdeki hak ihlalleri raporunu kamuoyuyla paylaştı.
  • Raporda, Suluca ve Kürkçüler cezaevlerinde ağız içi arama dayatması nedeniyle hasta mahpusların hastaneye sevklerinin engellendiği vurgulandı.
  • “Kuyu tipi” cezaevlerindeki ağır tecrit koşulları ve hijyen sorunlarının mahpuslar üzerinde psikolojik yıkım yarattığı ifade edildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Adana Temsilciliği, 2026 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan “Hapishanelerde Yaşanan Hak İhlalleri Raporu”nu düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı. Adana’daki cezaevlerinde yaşanan sorunların ele alındığı toplantıda, hak ihmallerinin artarak devam ettiği belirtildi.

ÖHD üyesi Avukat Serhat Ökmen tarafından sunulan rapor; Adana Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi, Suluca L Tipi Kapalı Hapishanesi ve Kürkçüler F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan mahpusların beyanları, ailelerin başvuruları ve avukat görüşmeleri doğrultusunda hazırlandı. Raporda öne çıkan başlıklar arasında ağız içi arama dayatması, tecrit, kötü muamele ve infaz yakmalar yer aldı.

Ağız İçi Arama Dayatması Tedaviye Erişimi Engelliyor

Raporda yer alan en çarpıcı tespitlerden biri, Ağustos 2021’den bu yana uygulanan ve sağlık hakkını fiilen ortadan kaldıran ağız içi arama dayatması oldu. Hapishane hekimleri tarafından değil, dış güvenlikten sorumlu jandarma personeli tarafından herhangi bir şüpheye dayanmaksızın keyfi olarak uygulandığı belirtilen bu uygulamayı kabul etmeyen mahpusların hastane sevklerinin yapılmadığı ifade edildi. Uygulamaya itiraz eden mahpuslar hakkında disiplin soruşturmaları açıldığı da raporda kaydedildi.

Ülke genelinde ve yerel düzeyde yaşanan hukuki gelişmelerin yakından takip edildiği bu süreçte, hak ihlallerine yönelik benzer itirazlar farklı platformlarda da dile getirilmektedir. Örneğin, geçmişte yaşanan çeşitli hak arama eylemleri ve çalışma koşulları için eylem gibi toplumsal tepkiler, temel hak ve özgürlüklerin korunması mücadelesinin farklı alanlardaki yansımaları olarak karşımıza çıkmaktadır.

“Kuyu Tipi” Hücrelerde Ağır Tecrit Koşulları

Suluca Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin “kuyu tipi” olarak bilinen mimari yapısının ve günde 23 saati bulan tekli hücre tecridinin mahpuslar üzerinde ağır bir psikolojik yıkım yarattığı vurgulandı. Mahpus M.S.’nin aktarımlarına göre, ağır tecrit koşullarına dayanamayan bazı mahpusların psikolojik sınırda olduğu ve hapishanede yaşamını yitiren mahpus vakalarının yaşandığı ifade edildi.

Öte yandan, kamuoyunu ve yetkilileri ilgilendiren diğer resmi düzenlemeler ile idari kararlar da yakından takip edilmektedir. Toplumsal yaşamın farklı alanlarında hayata geçirilen uygulamalar, ilgili kurumlar tarafından denetlenmekte ve çeşitli idari süreçlerden geçmektedir. Bu bağlamda, kamuoyuna yansıyan bazı düzenlemeler ve resmi açıklama yapıldı şeklinde duyurulan gelişmeler, vatandaşlar tarafından yakından izlenmektedir.

Hasta Mahpusların Durumu Kritik

Rapora göre, incelenen hapishanelerde durumu ağır olanlar dahil en az 38 hasta mahpus bulunuyor. Kanser, guatr, ileri derece varis, safra kesesi, kalp rahatsızlıkları ve vücutlarında şarapnel parçaları kalan mahpusların tedavi süreçlerinin ağız içi arama dayatması ve kelepçeli muayene dayatmaları nedeniyle aksatıldığı raporda özellikle altı çizilen hususlar arasında yer aldı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir