⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 491
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 16:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Ankara’da gerçekleştirdiği toplantıda Sözcü TV ve Koza TV’de yayımlanan fon soruşturması içeriklerini masaya yatırdı.
- Kurul, yayınlardaki ifadelerin izleyici kanaatini etkilediği ve siyasi kesimlere suç isnadında bulunduğu gerekçesiyle her iki kanala da yaptırım kararı aldı.
- Karara karşı oy kullanan RTÜK Üyesi Tuncay Keser, Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunarak bunun basın özgürlüğünü zedeleyeceğini savundu.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), gerçekleştirdiği son toplantıda medya kuruluşlarının ekranlarına gelen tartışma programlarını incelemeye devam ediyor. Kurulun son gündem maddelerinden biri, ülke genelinde büyük yankı uyandıran ve ekonomi çevrelerini de yakından ilgilendiren Mehmet Şimşek: Sorunlu fonların tasfiyesi ve yeni düzenlemeler tartışmalarıyla paralel ilerleyen fon soruşturması yayınları oldu. Bu kapsamda Sözcü TV ve Koza TV’ye yönelik yaptırım kararları oy çokluğuyla kabul edildi.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, yayınlarda kullanılan ifadelerin izleyici kanaatinin oluşumunu doğrudan etkilediği ve belirli siyasi kesimlere yönelik suç isnadı barındırdığı öne sürüldü. Kurulun aldığı bu kararlar medya sektöründe ve hukukçular arasında geniş yankı uyandırdı.
Sözcü TV ve Koza TV’ye Verilen Cezaların Gerekçeleri
RTÜK’ün aldığı karara göre, Sözcü TV’ye 7 ve 8 Ekim tarihlerinde yayımlanan programlar nedeniyle ceza kesildi. İlgili yayınlarda Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik hakkındaki iddiaların ele alınış biçiminin, izleyicilerin doğru ve sağlıklı kanaat oluşturmasını engellediği savunuldu. Kurul, eleştiri sınırlarının aşıldığı kanaatine vardı.
Koza TV’ye ise 8 Ekim tarihinde ekrana gelen bir programda sarfedilen ifadeler pahasına yaptırım uygulandı. Programda yer alan “İktidarın bütün isimlerinin içinde olduğu bir vurgundan bahsediyoruz” şeklindeki cümlenin, iktidar kanadındaki tüm mensuplara ağır bir suç isnadında bulunduğu iddia edildi. Öte yandan konunun hassasiyeti, tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon Meselesini Kararlı Adımlarla Çözüyoruz açıklamalarında olduğu gibi üst düzey siyasi aktörlerin de daimi gündem maddesi olmaya devam ediyor.
RTÜK Üyesinden Karara Sert Karşı Çıkış
Kurulun aldığı yaptırım kararlarına RTÜK Üyesi Tuncay Keser muhalefet şerhi koydu. Keser, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 2020 yılında aldığı emsal nitelikteki bir kararı hatırlattı. Kamuoyunu yakından ilgilendiren olaylara ilişkin söylentilerin, yeterli olgusal temele dayanması şartıyla haberleştirilmesinin tek başına bir cezalandırma gerekçesi olamayacağını vurguladı.
Anayasa Mahkemesi’nin 2020/23730 sayılı kararına atıfta bulunan Keser, gazetecilerden bir iddianın doğruluğunu tıpkı bir savcı gibi hukuki delillerle kanıtlamalarının beklenemeyeceğini dile getirdi. Yetkililerin kamuoyundaki iddialara ilişkin açıklama yapmaya davet edilmesinin demokratik bir toplumun gereği olduğunu belirten Keser, bu durumun asla cezalandırılmaması gerektiğini savundu.
Basın Özgürlüğü ve Halkın Haber Alma Hakkı
Fon soruşturmasının Türkiye’nin en kritik gündem maddelerinden biri olduğunun altını çizen Keser, basın mensuplarının bu konuyla ilgili sorular sormasının ve iddiaları kamuoyuna taşımasının asli görevleri olduğunu belirtti. Keser, karşı oy gerekçesini şu sözlerle özetledi:
“Gazetecilerin ülke gündeminde önemli bir yer tutan fon yolsuzluğu soruşturması ile ilgili sorgulamalar yapması ve iddiaları gündeme taşımasının cezalandırılmasının, halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünü zedeleyeceği görüşüyle yaptırım kararlarına karşı oy kullandım.”
Yaşanan bu gelişmeler, medya üzerindeki denetim mekanizmaları ile basın özgürlüğü arasındaki ince çizgiyi bir kez daha tartışmaya açarken, sektördeki tüm aktörler önümüzdeki dönemde atılacak adımları yakından takip ediyor.



