Gündem

Türkiye Psikiyatri Derneğinden Ruh Sağlığı ve Şiddet Açıklaması

Türkiye Psikiyatri Derneği 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi'nde ruh sağlığı eşitsizliklerine, artan şiddet olaylarına ve toplumsal travmalara dikkat çekti.

OKUMA AYARLARI
Türkiye Psikiyatri Derneğinden Ruh Sağlığı ve Şiddet Açıklaması
Türkiye Psikiyatri Derneğinden Ruh Sağlığı ve Şiddet Açıklaması
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 490
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 16:50

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türkiye Psikiyatri Derneği, Ankara’da düzenlenen 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi kapsamında “Ruh Sağlığı Hakkı ve Ayrımcılık” konulu basın toplantısı gerçekleştirdi.
  • Kongrede konuşan Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven, okullarda yaşanan şiddet olaylarının ve toplumsal travmaların ekonomik ile sosyal koşullardan bağımsız ele alınamayacağını vurguladı.
  • Uzmanlar, ruh sağlığındaki bozulmaların önlenmesi için bireysel yaklaşımların yanı sıra kapsayıcı sosyal politikalar ve kamusal destek sistemlerinin şart olduğunu belirtti.

Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), başkent Ankara‘da gerçekleştirdiği 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi’nde ülkenin en kritik sosyal meselelerinden birini masaya yatırdı. “Ruh Sağlığı Hakkı ve Ayrımcılık” başlığıyla düzenlenen basın toplantısında; okullarda artış gösteren şiddet olayları, toplumsal ruh sağlığına erişimdeki eşitsizlikler, kimlik temelli ayrımcılığın etkileri ve medyanın bu süreçteki rolü detaylı bir şekilde ele alındı.

Toplantıda, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen uzmanlar ve akademisyenler güncel sorunlara çözüm önerileri sunarken, özellikle son dönemde yaşanan travmatik olayların toplumsal psikoloji üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekildi. Uzmanlar, yaşanan krizlerin yalnızca bireysel düzeyde çözülemeyeceğinin altını çizdi.

“Okullardaki Şiddet Toplumsal Koşulların Bir Aynasıdır”

Kongrede konuşma yapan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven, ruh sağlığının toplumun ortak meselesi olduğuna işaret ederek çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde İstanbul Başakşehir’deki bir okulda yaşanan ve bir öğrencinin hayatını kaybettiği bıçaklı saldırıyı hatırlatan Özgüven, şu ifadeleri kullandı:

“Okullar, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmesi gereken yerlerdir. Okulda yaşanan şiddet, toplumdaki şiddetin aynasıdır ve hepimiz için bir alarmdır. Okul şiddeti olayları yalnızca bireysel ruh sağlığıyla sınırlı değildir; içinde şekillendiği ekonomik ve toplumsal koşulların bir yansımasıdır.”

Özgüven, çözümün yalnızca bireye odaklanan politikalarda olmadığını, kapsayıcı sosyal politikalar, eşitlikçi eğitim ortamları ve güçlendirilmiş kamusal destek sistemleriyle mümkün olabileceğini belirtti. Ayrıca TPD olarak bu süreçte tüm kamu kurumlarıyla iş birliğine hazır olduklarını yineledi.

Toplumsal Travmalar ve Afetlerin Ruhsal Yıkımı

Konuşmasında son yıllarda art arda yaşanan toplumsal felaketlere de değinen Prof. Dr. Özgüven, kadın cinayetleri, sel felaketleri ve depremlerin bıraktığı derin izlere dikkat çekti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine atıfta bulunarak yılın ilk altı ayında 150 kadın cinayetinin işlendiğini hatırlatan Özgüven, bu durumun bütün toplum için sarsıcı bir travma yarattığını ifade etti.

Benzer şekilde, afetlerin yalnızca maddi ve fiziksel yıkım bırakmadığını, ruhsal boyutta da kalıcı hasarlar oluşturduğunu belirten uzmanlar; yoksulluk, güvencesiz çalışma, barınma krizleri ve iklim krizinin tetiklediği kaygılara karşı acil eylem planları gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan çevresel ve ekonomik sarsıntılar, tıpkı Ankara’da Lösev Köyü’nü sel bastı olayında olduğu gibi, afet yönetiminde psikososyal desteklerin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Öte yandan, toplumun farklı kesimlerini etkileyen bu kriz ortamında, benzer hassasiyetlerin bölgesel ve küresel düzeyde de takip edildiği görülüyor. Nitekim uzmanlar, sadece ulusal sınırlar içinde değil, dış politika ve toplumsal yaşam dengesini etkileyen süreçlerde de ruh sağlığı perspektifinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor. Örneğin, Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinde yaşam tarzı ve dış politika gündemi gibi başlıklar da toplumların ruh halini ve güven algısını dolaylı yoldan şekillendiren unsurlar arasında yer alıyor.

Türkiye Psikiyatri Derneği, zorlayıcı yaşam koşulları değişmeden bireylerden tam bir ruhsal iyilik hali beklemenin gerçekçi olmadığını vurgulayarak, kamusal politikaların bu gerçeklik ışığında acilen yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir