⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 431
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 22:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York’taki BM Genel Merkezi’nde iklim eylemi konulu özel bir etkinlikte hitap etti.
- Yıldız, COP31 İklim Eylemi Gündemi’nin hükümetleri, iş dünyasını ve sivil toplum kuruluşlarını somut sonuçlar için bir araya getirmeyi amaçladığını vurguladı.
- Antalya’da 11-12 Kasım’da düzenlenecek liderler zirvesi öncesinde, iklim finansmanı ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York’taki BM Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen “Geleceğe Uygun Bir Gezegen: İklim Eylemi Yoluyla Güveni Yeniden İnşa Etmek” başlıklı özel etkinlikte önemli açıklamalarda bulundu. Antalya’da gerçekleştirilecek kritik buluşma öncesinde konuyu değerlendiren Yıldız, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) liderliğini üstlenen Türkiye’nin temel hedeflerini aktardı.
Konuşmasında, iklim krizinin getirdiği risklere dikkat çeken Yıldız, Nepal’deki yıkıcı seller gibi son dönemde yaşanan afetlerin toplumların iklim krizine karşı ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade etti. Bu tür olayların sürekli bir dikkat, uyum sağlama ve dayanıklılık gerektirdiğini belirten Yıldız, çoklu tehlike erken uyarı sistemleri ile toplumların krizlere müdahale kapasitesinin artırılmasının hayati önem taşıdığını kaydetti.
İklim Finansmanı ve Gelişmekte Olan Ülkeler
Küresel çapta atılacak adımların sadece taahhüt seviyesinde kalmaması gerektiğini dile getiren Ahmet Yıldız, sistemleri güçlendirmek ve uyum önceliklerini hayata geçirmek için uluslararası finansmanın şart olduğunu belirtti. Özellikle gelişmekte olan ülkeler adına iklim finansmanına, teknolojiye ve kapasite geliştirmeye daha rahat erişim sağlanmasının elzem olduğunu vurgulayan Yıldız, küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin bu finansal ve teknik desteklerle ivme kazanacağını hatırlattı. Benzer şekilde, ülkelerin uzun vadeli politikalarında enerji dönüşümü ve yeşil yatırımlar da Türkiye’nin 2050 Enerji Hedefi: 20 Gigavat Nükleer Kapasite gibi stratejik planlamalarla doğrudan ilişkilendirilmektedir.
Türkiye’nin, jeopolitik belirsizliklerin ve iklim değişikliğine yönelik şüpheciliğin tırmandığı bir dönemde COP31 başkanlığını üstlendiğine dikkat çeken Yıldız, bu durumun ülkenin çok taraflılığa ve uluslararası iş birliğine olan sarsılmaz bağlılığını kanıtladığını ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte Avustralya ile eşsiz bir ortaklık yürüttüğünü belirten Daimi Temsilci, Avustralya’nın müzakerelerin başkanlığını üstleneceğini, Türkiye’nin ise “COP31 Başkanı” sıfatıyla genel sürece yön vererek liderlik edeceğini yineledi.
Antalya Liderler Zirvesi ve Küresel İş Birliği
Uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldız, BM üyesi tüm devletleri ulusal koşulları çerçevesinde bu sürece katkı sunmaya davet etti. Antalya’da 11-12 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan liderler zirvesine üst düzey katılım beklediklerini aktaran Yıldız, kalıcı başarıların tüm paydaşların sorumluluk bilinciyle hareket etmesine bağlı olduğunu dile getirdi. Bu doğrultuda atılacak adımların finansal piyasalardaki yansımaları ve sürdürülebilirlik raporlamaları da ekonomi çevreleri tarafından yakından takip edilmektedir.
Etkinliğin açılışında konuşan BM Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman ise mevcut görevin taahhütleri somut eylemlere ve vaatleri güvene dönüştürmek olduğunu belirtti. Rahman, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı’nın kolektif eylem ve iş birliği ruhunu en üst seviyeye taşıyacağına olan inancını dile getirdi.



