Gündem

Basın Meslek Örgütlerinden Sansür ve Baskılara Karşı Ortak Çağrı

DİSK Basın-İş ve TGS temsilcileri, gazetecilere yönelik tutuklamalar ve haber sitelerine getirilen erişim engellerine karşı dayanışma çağrısında bulundu.

OKUMA AYARLARI
Basın Meslek Örgütlerinden Sansür ve Baskılara Karşı Ortak Çağrı
Basın Meslek Örgütlerinden Sansür ve Baskılara Karşı Ortak Çağrı
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 493
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 10:00

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • DİSK Basın-İş ve TGS, gazeteci tutuklamaları ile haber sitelerine yönelik erişim engellerine karşı kamuoyuna ve meslektaşlarına dayanışma çağrısı yaptı.
  • Turgut Dedeoğlu ve Gökhan Durmuş, dijital karartmaların ve otosansürün toplumun haber alma hakkını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.
  • Basın örgütleri, sansürün sadece gazetecilerin değil, tüm toplumun gerçeğe erişim hakkını elinden aldığını belirterek ortak mücadele çağrısında bulundu.

Türkiye’de medya kuruluşları ve çalışanları üzerindeki denetim, engelleme ve yargısal süreçler giderek yoğunlaşırken, basın meslek örgütleri ortak bir dayanışma çağrısıyla seslerini yükseltti. Gazeteci Derya Okatan’ın tutuklanması, Mezopotamya Ajansı, Jinnews, Yeni Yaşam, T24 ve Kısa Dalga gibi yayın organlarına getirilen erişim engelleri ile Halk TV’ye dönük idari müdahaleler, sektör temsilcilerinin sert tepkisine yol açtı. Sendika yöneticileri, bu uygulamaların yalnızca gazetecileri değil, doğrudan doğruya toplumun doğru bilgiye ulaşma özgürlüğünü hedef aldığını ifade ediyor.

DİSK Basın-İş: Sansür Artık Tüm Toplumu Kapsayan Bir Politika

DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, geçmiş dönemlerde belirli yayın organlarına ve Kürt gazetecilere yoğunlaşan baskı politikalarının zamanla genele yayıldığına işaret etti. Sansürün yanı sıra sektörde derinleşen otosansür mekanizmasına dikkat çeken Dedeoğlu, gazetecilerin yalnızca yazdıklarıyla değil, yapmadıkları ya da yapmaktan çekindikleri haberler nedeniyle dahi yargısal süreçlerle karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

İnternet haberciliğine uygulanan dijital karartmaları değerlendiren Dedeoğlu, sansürün teknik yöntemlerle aşılmaya çalışılmasının kalıcı bir çözüm olmadığını vurguladı. Sitelerin VPN ile ziyaret edilebilir olmasının basın hürriyeti anlamına gelmeyeceğini belirten Dedeoğlu, “Önemli olan VPN kullanarak bu sitelere girmek değil, bu sitelere VPN kullanmadan da serbestçe erişebilmektir. Bu tür dijital karartma ve sansür yöntemlerinden derhal vazgeçilmelidir” dedi. Türkiye’de bilgi edinme hakkı tartışılırken, medya etiği ve kamusal denetim gerektiren fon vurgunu soruşturmasında uzmanlardan kritik inceleme çağrısı gibi toplumu yakından ilgilendiren hukuki dosyaların şeffaflıkla aktarılmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

TGS: Toplum Kendi Haber Alma Hakkına Sahip Çıkmalı

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise basına yönelik artan kısıtlamaların arkasında kamuoyunu meşgul eden derin krizleri ve tartışmaları bastırma hedefi olduğunu savundu. İktidarın medya üzerindeki kontrol arayışının her geçen gün sertleştiğini söyleyen Durmuş, meslektaşlar arasındaki dayanışmanın hiç olmadığı kadar hayati bir noktaya ulaştığını kaydetti.

Basın kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin bu baskılara tek başına karşı koyamayacağını ifade eden Durmuş, şu değerlendirmeyi yaptı: “Halkın da haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor. Basın susturulduğunda gazetecilerin kaybettiğinden çok daha fazlasını toplum kaybeder; zira toplum doğrudan gerçeği kaybedecektir.” Yazılı basının geleneksel değerlerini sürdürmeye çalışan ve okur desteğiyle ayakta duran mecralardan biri olan Cumhuriyet Pazar 1906. sayısıyla okurlarıyla buluşuyor örneğinde olduğu gibi bağımsız yayıncılığın desteklenmesi, kamusal bilginin korunması açısından kritik bir rol oynuyor.

Yargısal Tacizler ve Dijital Sansür Gündemde

Son dönemde art arda gelen idari yaptırımlar ve internet sitelerine uygulanan erişim engelleri, uluslararası alanda da Türkiye’deki basın özgürlüğü endişelerini tırmandırıyor. Tıpkı demokratik hak arayışları kapsamında Fransa’da geniş çaplı protesto hazırlığı sırasında kamuoyunun haber takibine odaklanması gibi, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları da yurttaşların temel bilgiye erişim hakkının engellenemez olduğunu savunuyor. Gazeteciler, halkın haber alma hakkı için sansüre ve baskılara karşı ortak cephede buluşmaya devam edeceklerini vurguluyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir