Sağlık

Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi’nin Devrine Tepki

Türkiye’nin ilk onkoloji hastanesi olan Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi’nin üniversiteye devredilmesi planı sağlık çalışanları tarafından protesto edildi.

OKUMA AYARLARI
Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi’nin Devrine Tepki
Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi’nin Devrine Tepki
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 411
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 21:05

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Sağlık Bakanlığı’na bağlı Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin üniversiteye devredilmesine yönelik hazırlıklar protesto edildi.
  • 1952 yılından bu yana hizmet veren ve Türkiye’nin ilk onkoloji dal hastanesi olan kurumun, uzmanlık eğitimleri ve kanser tedavisi kapasitesi açısından kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı.
  • Ankara Tabip Odası ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, hastanenin mevcut statüsünün korunması için bakanlığa çağrıda bulundu.

Ankara’da sağlık camiası, Türkiye’nin en köklü sağlık kuruluşlarından biri olan Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin geleceğiyle ilgili endişelerini dile getirmek üzere bir araya geldi. Sağlık Bakanlığı’nın, hastanenin mevcut vasfını kaldırarak Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devretme hazırlıkları, hekimler, sağlık çalışanları ve hasta temsilcileri tarafından protesto edildi.

Türkiye’nin Onkoloji Üssü Tehdit Altında mı?

1952 yılında kurulan ve Sağlık Bakanlığı bünyesindeki tek onkoloji dal eğitim ve araştırma hastanesi olma özelliğini taşıyan kurum, kanserle mücadelede stratejik bir noktada yer alıyor. Hastane, sadece tedavi hizmeti sunmakla kalmıyor, aynı zamanda tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp ve kanser cerrahisi gibi alanlarda uzman hekimler yetiştiriyor. Tıpkı Türkiye’de her gün 70 kadına meme kanseri tanısı konulduğu gerçeği düşünüldüğünde, bu tür spesifik merkezlerin önemi daha da artıyor.

Yüksek Kapasiteli Sağlık Hizmeti

Hastanenin verilerine göre, 600 yatak kapasitesiyle günde yaklaşık 5 bin poliklinik hizmeti veriliyor. Yıllık bazda bir milyonu aşan poliklinik sayısının yanı sıra, 30 binin üzerinde kemoterapi uygulaması ve 3 binin üzerinde cerrahi işlem gerçekleştiriliyor. Bu devasa operasyonel yük, hastanenin sadece bir bina değil, aynı zamanda devasa bir uzmanlık ekosistemi olduğunu gösteriyor. Üstelik, Türkiye’deki yapay zeka girişim sayısının 504’e yükseldiği bir çağda, modern tıp teknolojilerinin bu merkezde etkin kullanımı hayati önem taşıyor.

Sivil Toplumdan “Vazgeçin” Çağrısı

Ankara Tabip Odası ve Hastanemi Açın Platformu öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasına çok sayıda milletvekili, hekim ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Sabri Dokuzoğuz, hastanenin 40’tan fazla ülkeye eğitim ve danışmanlık hizmeti sunduğuna dikkat çekerek, bu köklü kurumun tüzel kişiliğinin sona erdirilmesinin büyük bir hata olacağını ifade etti. Benzer şekilde, Küçükçekmece’de çatlama sesleri gelen binanın tahliyesi gibi kamu güvenliğini ilgilendiren konularda olduğu gibi, sağlık sistemindeki bu tür köklü yapısal değişikliklerin de daha şeffaf tartışılması gerektiği belirtiliyor.

Hastanenin sadece Ankara’ya değil, il dışından gelen binlerce hastaya da şifa kapısı olduğu vurgulanırken, hastane çevresindeki şefkat evlerinin sunduğu imkanların da bu bütüncül sağlık modelinin bir parçası olduğu kaydedildi. Yetkililerden, dört yıl önce de gündeme gelen ancak tepkiler üzerine durdurulan bu devir planından tamamen vazgeçilmesi bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir