⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 319
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 19:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ege Üniversitesi kampüsünde yaşayan sokak hayvanlarının polis eşliğinde toplanması üzerine Bornova’da protesto yürüyüşü gerçekleştirildi.
- Öğrenciler ve yurttaşlar, Bornova Hükümet Konağı’ndan başlayarak belediye ve rektörlüğe kadar yürüyerek karara tepki gösterdi.
- Protestocular, hayvanların yaşam alanlarının özel yurt inşaatı için boşaltılmak istendiği iddialarını dile getirdi.
İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan Ege Üniversitesi kampüsünde yaşanan gelişmeler, öğrenci ve yerel halk arasında büyük bir toplumsal tepkiye yol açtı. Üniversite yönetimi ve kaymakamlığın talebi doğrultusunda, kampüs içerisinde yaşayan sokak hayvanlarının gece saatlerinde polis eşliğinde toplanması, üniversite bileşenlerini sokağa döktü. Ege Üniversitesi Hayvan Hakları Topluluğu’nun çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi, hayvan haklarının korunması ve kampüs yaşamına müdahale edilmemesi talebiyle yürüyüş düzenledi.
Bornova Sokaklarında Protesto Sesleri Yükseldi
Protesto süreci, Bornova Hükümet Konağı önünde toplanılmasıyla başladı. Katılımcılar, sloganlar eşliğinde önce Bornova Belediyesi’ne, ardından Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve son olarak kampüs girişine kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında katılımcılar; “Rektör istifa”, “Bu suça ortak olmayacağız” ve “İsyan devrim özgürlük” gibi çeşitli sloganlar kullanarak mevcut yönetime tepkilerini dile getirdi. Toplumsal hassasiyetlerin arttığı bu süreçte, anayasal haklar ve özgürlükler konusundaki tartışmalar da protestocuların gündeminde yer aldı.
Yurt İnşaatı İddiaları ve Yönetim Eleştirileri
Yapılan basın açıklamasında, operasyonun arkasında yatan nedenlere dair ciddi iddialar ortaya atıldı. Protestocular, Rektör Musa Alcı’nın şikayeti üzerine bu operasyonun gerçekleştirildiğini belirtirken, kampüsteki alanların özel yurt inşaatı için boşaltılmak istendiğini öne sürdü. Açıklamada, “Musa Alcı bu üniversiteye rektör olmadan önce de bu köpekler bu kampüsteydi. Bu köpeklerin birçoğu çipliydi. Bu alan topluma tahsis edilmişti. Yasa dışı hiçbir şey yokken, öğrencilerin yıllarca emek vererek kurduğu yaşam alanı gece yarısı baskınıyla dağıtıldı” ifadelerine yer verildi.
Öğrenciler, kampüs içerisindeki hayvanların kayıtlı ve kontrollü bir şekilde yaşadığını, yapılan müdahalenin bilimsel veya insani bir temeli olmadığını savunuyor. Üniversite yönetiminin kararlarıyla ilgili hukuki süreçlerin takipçisi olunacağı belirtilirken, kamuoyunda hukuki süreçlerin takibi ve adaletin sağlanması noktasında kararlılık mesajı verildi. Kampüs içerisindeki bu gerilim, üniversite yönetiminin alacağı yeni kararlar ve öğrencilerin eylemlerini sürdürüp sürdürmeyeceği noktasında yakından takip ediliyor.



