⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 15:34
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’un Ayazağa bölgesinde etkili olan şiddetli sağanak yağış, yaklaşık 300 işletmenin su altında kalmasına ve büyük maddi hasara yol açtı.
- Sel felaketi sonrası işletme sahipleri, maddi kayıplarının karşılanması noktasında sigorta poliçeleri veya hukuki tazminat süreçleri arasında seçim yapmak durumunda.
- Sigortası bulunmayan esnaf için belediye ve ilgili kamu kurumlarının altyapı hizmetlerindeki “hizmet kusuru” üzerinden tazminat davası açma yolu açık bulunuyor.
İstanbul genelinde etkili olan ve özellikle Ayazağa bölgesinde yıkıcı sonuçlar doğuran şiddetli sağanak yağış, ticari hayatı durma noktasına getirdi. Yağışın ardından birçok iş yeri ve konut su altında kalırken, Ayazağa’da yaklaşık 300 işletme ciddi düzeyde maddi kayba uğradı. Bölgede yaşanan can kaybı riskinin atlatılmasının ardından, esnafın asıl gündemi bu ağır hasarların nasıl tazmin edileceği sorusu oldu. Olay anında İstanbul Ayazağa’da selin sürüklediği araçlar otoparka çekildi ve bölgedeki ulaşım aksları uzun süre kapalı kaldı.
Sigortalı İşletmeler İçin Hasar Süreci Nasıl İşler?
Sel felaketinden etkilenen ve geçerli bir konut veya iş yeri sigortası bulunan işletme sahipleri için süreç daha standart bir prosedürle ilerlemektedir. Hasar gören işletmelerin ilk yapması gereken, durumu vakit kaybetmeden sigorta şirketine bildirmektir. Sigorta eksperlerinin olay yerine gelerek hasar tespit raporu hazırlaması, tazminat miktarının belirlenmesinde kritik rol oynar.
Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, hasarın boyutunu kanıtlayacak fotoğraf, video ve envanter listelerinin eksiksiz hazırlanmasıdır. Sigorta şirketleri, poliçe kapsamındaki “doğal afet” veya “sel/su baskını” teminatlarını inceleyerek ödeme sürecini başlatır. Ancak poliçede bu teminatların bulunmaması, işletmeyi doğrudan hukuki süreçlere yönlendirmektedir.
Sigortası Olmayan Esnaf Hangi Haklara Sahip?
Sigorta poliçesi bulunmayan işletme sahipleri için durum daha karmaşık bir hukuki zemine oturmaktadır. Bu durumda esnafın odaklanması gereken nokta, selin oluşumunda yerel yönetimlerin veya altyapı sağlayıcılarının bir ihmali olup olmadığıdır. Hukukçular, belediyelerin drenaj sistemleri ve altyapı çalışmalarındaki yetersizlikleri “hizmet kusuru” kapsamında değerlendirebileceğini belirtiyor.
Eğer yağışın olağanüstü bir boyutta olmadığı ancak altyapı yetersizliği nedeniyle suyun tahliye edilemediği kanıtlanabilirse, ilgili belediyeye karşı maddi tazminat davası açılabilir. Bu süreçte bilirkişi raporları ve meteorolojik veriler en önemli deliller arasında yer alır. Maddi kayıpların telafisi, işletmelerin finansal sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır. Özellikle ekonomik dalgalanmaların hissedildiği dönemlerde, döviz ve altın fiyatlarında haftalık değişim bilançosu gibi piyasa göstergeleriyle birlikte işletme sermayesinin korunması esnaf için öncelikli hale gelmektedir.
Hasar Sonrası İlk Adımlar ve Belgeleme
Hukuki veya sigorta temelli bir süreç başlatılacaksa, olay yerinin temizlenmeden önce mutlaka detaylıca belgelenmesi gerekir. Hasarlı eşyaların yerini değiştirmemek ve uzman görüşü almadan temizliğe başlamamak, ileride açılacak davalarda veya sigorta taleplerinde ispat yükümlülüğünü yerine getirmek açısından hayati önem taşır. Esnafın, hasarın oluştuğu anı gösteren kamera kayıtlarını ve çevre esnafın tanıklıklarını da hazır bulundurması tavsiye edilmektedir.



