⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 390
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 11:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası üyeleri, Bilecik merkez Ertuğrul Gazi Mahallesi’ndeki A101 mağazası önünde bir araya geldi.
- Sendika yöneticisi Nisanur Aydın, çalışanların su hakkı, yemek ücretlerinin iyileştirilmesi ve oturma hakkı taleplerini kamuoyuna duyurdu.
- Eylemlerin artarak devam edeceğini belirten sendika, çalışanların örgütlenerek haklarını savunacağını vurguladı.
Türkiye genelinde perakende sektöründe çalışanların çalışma koşulları tartışılmaya devam ederken, DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası Bilecik’te dikkat çeken bir eyleme imza attı. Bilecik merkez Ertuğrul Gazi Mahallesi’nde bulunan bir A101 mağazası önünde toplanan sendika üyeleri ve çalışanlar, insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının sağlanması için ortak bir ses yükseltti. Günlük yaşamda karşılaşılan ekonomik sıkıntıların ve iş yerindeki temel hak ihlallerinin, fatura ve kira öderken nakit iadesi alarak tasarruf etme yöntemi gibi bireysel tasarruf çabalarıyla çözülemeyeceği, toplu mücadelenin şart olduğu ifade edildi.
“İşçinin Suyu Bir Lütuf Değil, Temel İhtiyaçtır”
Mağaza önünde yapılan açıklamada söz alan Sosyal-İş Sendikası yöneticisi Nisanur Aydın, A101 yönetim seslenerek çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep etti. Aydın, mağazalarda çalışanların içecekleri su konusunda dahi sorun yaşadığını belirterek, suyun bir lütuf değil temel bir insan hakkı olduğunun altını çizdi. Hayat pahalılığının işçinin sofrasını her geçen gün küçülttüğünü belirten Aydın, yemek ücretlerinin gerçek yaşam koşullarından kopuk bırakılmamasını ve işçi sofrasının şirket tasarruf alanı olmaktan çıkarılmasını istedi.
Toplumsal yaşamın her alanında görülen hak arayışları ve adalet talepleri, vatandaşların gündeminde geniş yer buluyor. Benzer şekilde, Nakşibendi Cemaatinden Safa Vakfı’ndan toplumsal çürüme manifestosu gibi farklı kesimlerden gelen toplumsal duyarlılık açıklamaları da hak ve adalet kavramlarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Oturma Hakkı ve Sağlıklı Çalışma Koşulları Vurgusu
Açıklamada en çok dikkat çeken başlıklardan biri de çalışanların saatlerce ayakta durmaya zorlanması oldu. İşçilerin makine olmadığını, insan bedeninin bir satış reyonu sayılamayacağını belirten Nisanur Aydın, oturma ve dinlenme hakkının engellenemez bir hak olduğunu ifade etti. İşçi sağlığının mağazanın görsel görüntüsünden daha önemsiz olamayacağını vurgulayan sendika, şirketlerin büyüklüğüyle övünülen bir ülkede temel ihtiyaçların hâlâ tartışma konusu olmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“Korkuyu Dayanışmayla, Yalnızlığı Örgütlenmeyle Aşacağız”
Eylemlerin sadece Bilecik ile sınırlı kalmayacağını belirten Sosyal-İş yöneticisi, iki hafta önce dört mağazanın önünde olduklarını, bu cuma ise sekiz mağazanın önünde ses yüksettiklerini belirtti. İşçilerin işini kaybetme korkusuyla sessiz kalmak zorunda bırakıldığını ifade eden Aydın, bu noktada örgütlenmenin önemine dikkat çekti. “Korkuyu dayanışmayla, yalnızlığı örgütlenmeyle aşacağız” diyen sendika temsilcileri, A101 yönetiminden su, yemek ve dinlenme hakları konusunda somut adımlar atılmasını talep etti.



