Gündem

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde sendika başkanına mobbing iddiası

Tapu Çevre Yol-İş Genel Başkanı Güven Nazmi Demiralp, kurumunda kendisine telefonlara bakma görevi verilerek mobbing uygulandığını açıkladı.

OKUMA AYARLARI
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nde sendika başkanına mobbing iddiası
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nde sendika başkanına mobbing iddiası
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 327
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 04:12

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde görevli sendika genel başkanı Güven Nazmi Demiralp, kendisine idari görev yerine telefonlara bakma görevi verildiğini duyurdu.
  • Demiralp, bu görevlendirmenin sendikal faaliyetleri nedeniyle uygulanan bir yıldırma politikası (mobbing) olduğunu belirterek, hukuk yoluna başvuracağını açıkladı.
  • Kurum yönetimine tepki gösteren Demiralp, devlet memuru olarak sadakatlerinin sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne olduğunu vurguladı.

Ankara’da, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde dikkat çeken bir idari kriz yaşanıyor. 18 yıllık kariyer uzmanı ve aynı zamanda Tapu Çevre Yol-İş Genel Başkanı olan Güven Nazmi Demiralp, bağlı bulunduğu daire başkanlığı tarafından kendisine verilen görevlerin “yıldırma” amaçlı olduğunu iddia etti.

Sendikal Faaliyetler ve İdari Baskı İddiaları

Demiralp, yaptığı açıklamada kendisine verilen “telefonlara yanıt verme” görevinin, kariyeri ve sendikal kimliğiyle bağdaşmadığını belirtti. Sendikasının ve bağlı bulunduğu konfederasyonun yürüttüğü mücadelenin kurum yönetimini rahatsız ettiğini savunan Demiralp, bu tür uygulamaların sendikal örgütlenmeyi sindirme amacı taşıdığını ifade etti. Benzer süreçlerin örgüt içi rekabet süreçlerinde de görüldüğünü hatırlatan sendika başkanı, kurum içindeki liyakat sorununa dikkat çekti.

“Devletin Memuruyuz, Siyasi Partinin Değil”

Geçmişte memur statüsünde olmayan sözleşmeli personelin emrine verilmesiyle başlayan süreçte, şimdi de telefonlara bakma göreviyle karşılaştığını belirten Demiralp, şunları söyledi: “Hukuk nezdinde sonuna kadar hakkımı arayacağım. Bizler bir siyasi partinin ya da hükümetin memurları değiliz; bizler doğrudan devletin memurlarıyız. Makamını kötüye kullananlar, günü geldiğinde bunun hesabını vermek zorunda kalacaktır.”

Yaşanan bu idari tartışmalar, kamu kurumlarındaki çalışma barışı ve sendikal hakların korunması konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’de kamu yönetimi ve personel rejimi üzerindeki tartışmalar, zaman zaman Meclis’te Fon Krizi Araştırma Önergeleri gibi önemli siyasi gündem maddeleriyle de kesişiyor. Kurum içerisindeki bu mobbing iddialarının, önümüzdeki günlerde yargıya taşınması bekleniyor.

Kamuoyunun dikkatle izlediği bu süreçte, sendikal hakların korunması ve çalışma yaşamında mobbingin önlenmesi adına atılacak adımlar, benzer durumdaki diğer kamu çalışanları için de emsal teşkil edebilir. Türkiye genelinde yaşanan bu tip idari uyuşmazlıklar, çözüm sürecinde güvenlik değerlendirmeleri kadar hassas bir konu olarak değerlendiriliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir