Gündem

Uzmanından Uyarı: Kentlerde Yüksek Yağışı Emecek Toprak Kalmadı

Türkiye genelindeki kuvvetli yağışlar ve sel riskine dikkat çeken uzmanlar, betonlaşma nedeniyle kentlerde suyu emebilecek toprak kalmadığını belirtti.

OKUMA AYARLARI
Uzmanından Uyarı: Kentlerde Yüksek Yağışı Emecek Toprak Kalmadı
Uzmanından Uyarı: Kentlerde Yüksek Yağışı Emecek Toprak Kalmadı
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 415
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 11:28

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Türkiye genelinde etkili olan kuvvetli yağışlar, betonlaşma ve altyapı yetersizliği nedeniyle birçok kentte sel ve su baskınlarına yol açtı.
  • Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliği ve küresel ısınma nedeniyle aşırı yağışların ve şiddetli yağışlar ve afet riski durumunun artarak süreceğini vurguladı.
  • Uzmanlar, doğal derelerin yok edilmesinin ve yanlış yapılaşmanın afetlerin etkisini katladığına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.

Türkiye’de son dönemde etkisini artıran kuvvetli yağışlar, İstanbul başta olmak üzere birçok kentte hayatı olumsuz etkilerken sel ve su baskınlarını da beraberinde getirdi. Uzmanlar, yaşanan bu tablonun sadece meteorolojik bir olay olmadığını, aynı zamanda yanlış kentleşme politikalarının bir sonucu olduğunu belirtiyor. Yağışların afete dönüşmesinde betonlaşma, yetersiz altyapı ve dere yataklarındaki yapılaşmanın kritik rol oynadığı ifade ediliyor.

“Kentlerde Suyu Emecek Doğal Zemin Bırakılmadı”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, son günlerde İstanbul, Bursa, Balıkesir, Sakarya ve Kocaeli gibi illerde gerçekleşen yağışların mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiğini belirtti. Kasım ayı ve kış mevsiminde Türkiye’nin batı, kuzeybatı ve kuzey kesimlerinde yağışların normallerin üzerinde olabileceği öngörülüyor.

Geçtiğimiz yılın aralık ayından bu yana Türkiye’ye yağış getiren basınç ve rüzgar sistemlerinde önemli değişiklikler yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Türkeş, Kuzey Atlantik ve Akdeniz havzasındaki sirkülasyon desenlerinin ülkeye bol nem taşıdığını ifade etti. Dünyanın genelinde artan kara ve deniz yüzeyi sıcaklıklarının buharlaşmayı tetiklediğini, bunun da atmosferdeki nem miktarını artırarak sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların sıklığını artırdığını kaydetti.

İklim Değişikliği ve Aşırı Hava Olayları

İklim krizi koşullarında küresel ısınmanın doğal bir sonucu olarak aşırı hava olaylarının daha sık görüleceğini belirten Türkeş, geçiş mevsimlerinde yüzey sıcaklıklarının yüksek kalmasının riskleri artırdığını vurguladı. Kuzeyden gelen soğuk hava dalgalarının sıcak ve nemli yüzeylerle karşılaşmasının çok güçlü cephesel sistemler oluşturduğunu aktaran uzman isim, bu durumun kırsal ve kentsel alanlarda doğrudan afete yol açtığını ifade etti.

Öte yandan, yaşanan bu çevresel ve iklimsel değişimler sadece yerleşim yerlerini değil, aynı zamanda tarımsal üretimi ve ekosistemi de tehdit ediyor. Ülke genelindeki tarım alanları da bu süreçten doğrudan etkilenebiliyor; nitekim geçtiğimiz dönemde üreticilerin karşılaştığı zorluklar arasında yer alan Düzce’de fındık üreticilerine karşı kahverengi kokarca ilaçlama seferberliği gibi tarımsal mücadele faaliyetleri de iklim koşullarının değişimiyle birlikte daha stratejik bir boyut kazanıyor.

Afetlerin Temel Nedeni: Yanlış Yapılaşma

Şiddetli yağışların tek başına bir afet sebebi olmadığını dile getiren Prof. Dr. Türkeş, asıl sorunun insan eliyle doğanın dengesinin bozulması olduğunun altını çizdi. Afetlerin genellikle derelerin ve akarsuların yok edildiği, taşkın yataklarına binaların inşa edildiği bölgelerde meydana geldiğini belirten Türkeş, kentlerde yüksek miktardaki suyu emebilecek toprak yüzeyinin betonlaşma nedeniyle neredeyse tamamen ortadan kalktığına işaret etti. Uzmanlar, altyapı sistemlerinin mevcut iklim koşullarına ve aşırı yağış yüküne uygun olarak acilen yeniden tasarlanması gerektiğini savunuyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir