Sağlık

3 Boyutlu Biyoyazıcı ile Melanom Tedavisinde Yeni Yöntem Geliştirildi

İstanbul'daki üniversitelerden bilim insanları, melanom tedavisi için kemoterapi ve fototermal tedaviyi birleştiren 3 boyutlu biyoyazıcı tabanlı mikroiğne yaması geliştirdi.

OKUMA AYARLARI
3 Boyutlu Biyoyazıcı ile Melanom Tedavisinde Yeni Yöntem Geliştirildi
3 Boyutlu Biyoyazıcı ile Melanom Tedavisinde Yeni Yöntem Geliştirildi
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 358
🕐 Son Güncelleme: 18.10.2026 12:29

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul’daki üç üniversitenin ortak çalışmasıyla, cilt kanserinin en agresif türlerinden biri olan melanom için 3 boyutlu biyoyazıcı temelli mikroiğne yama sistemi geliştirildi.
  • Geliştirilen sistem, kemoterapi ve fototermal tedaviyi tek bir platformda birleştirerek ilacın doğrudan tümör bölgesine iletilmesini ve etkinliğin artırılmasını hedefliyor.
  • Laboratuvar çalışmaları başarıyla tamamlanan projenin, bir sonraki aşamada klinik öncesi çalışmalarla devam etmesi planlanıyor.

İstanbul merkezli üç önemli üniversitenin bilim insanları, cilt kanserinin en tehlikeli ve agresif türlerinden biri olarak kabul edilen melanom hastalığının tedavisine yönelik devrim niteliğinde bir teknoloji geliştirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) ortaklığında yürütülen çalışmalar sonucunda, 3 boyutlu biyoyazıcı teknolojisi kullanılarak üretilen mikroiğne temelli yama sistemi başarıyla tasarlandı.

Kemoterapi ve Fototermal Tedavi Tek Bir Platformda

Sağlık Biyoteknolojisi Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (SABİOTEK) bünyesinde hayata geçirilen bu yenilikçi proje, iki farklı tedavi mekanizmasını sinerjik bir şekilde bir araya getiriyor. Geliştirilen hidrojel tabanlı mikroiğneler, kemoterapötik ajanların doğrudan hedef bölgeye ulaştırılmasını ve kontrollü bir biçimde salınmasını sağlıyor. Sistemin diğer kritik bileşeni olan fototermal tedavi ise, ışık enerjisini ısıya dönüştürerek tümör bölgesinde lokal bir sıcaklık artışı oluşturuyor.

Bu çift yönlü yaklaşım, tedavinin lokal etkinliğini maksimum seviyeye çıkarırken, kemoterapötik ilacın vücudun diğer sağlıklı bölgelerine yayılmasından kaynaklanan sistemik yan etkileri de minimize etmeyi amaçlıyor. Bilimsel ilerlemeler, teknolojik altyapı ve yatırım süreçleri ile desteklendiğinde, tıp dünyasında kalıcı çözümler sunabiliyor.

Yerli Kaynaklarla Güçlü Teknoloji

TÜBİTAK ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen projede, yerli imkanların kullanımı da dikkat çekiyor. YTÜ Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi ve SABİOTEK Direktörü Prof. Dr. Cem Bülent Üstündağ liderliğinde yürütülen çalışmalarda, Türkiye’de sığır derisinden üretilen jelatinlerin kullanıldığı belirtildi. Yapılan testlerde, yerli jelatinlerin uluslararası standartlardaki ticari ürünlerle benzer özellikler gösterdiği ve ilaç salım sistemleri için oldukça uygun olduğu tespit edildi.

Bu tür yerli üretim hamleleri, ülkenin ekonomik ve yapısal dönüşüm süreçleri içerisinde bilimsel bağımsızlığın kazanılması açısından büyük önem taşıyor. Melanom hücreleri üzerindeki laboratuvar aşaması tamamlanan mikroiğne yama sisteminin, önümüzdeki dönemde klinik öncesi çalışmalarına başlanması bekleniyor.

Gelecek Hedefleri ve Klinik Süreçler

Geliştirilen sistemin sadece melanom değil, farklı deri kanseri türleri ve lokal ilaç iletimi gerektiren diğer hastalıklar için de bir platform olarak kullanılabileceği öngörülüyor. Araştırma ekibi, laboratuvar ortamındaki başarılı sonuçların ardından, insan üzerindeki etkilerin ve güvenilirliğin test edileceği

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir