⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 05:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Betimar Araştırma, 5-9 Ekim tarihleri arasında 26 ilde 3 bin katılımcıyla fon krizine dair kapsamlı bir kamuoyu araştırması gerçekleştirdi.
- Ankete katılanların %52,8’i borsa ve fon krizindeki sorumluluğu hükümete yüklerken, %70’lik kesim siyasi kurumlara olan güvenin azaldığını belirtti.
- Katılımcıların %56,1’i, krizin derinlemesine soruşturulması yerine birkaç istifa ile konunun kapatılacağına inanıyor.
Betimar Araştırma tarafından gerçekleştirilen son kamuoyu araştırması, Türkiye genelinde son dönemde gündemi meşgul eden fon krizi konusundaki toplumsal algıyı çarpıcı verilerle ortaya koydu. 5-9 Ekim tarihleri arasında 26 farklı ilde, 3 bin vatandaşın katılımıyla yapılan çalışma, halkın ekonomik dalgalanmalar ve siyasi sorumluluk konusundaki görüşlerini yansıtıyor.
Vatandaşın Kriz Bilgisi ve Sorumluluk Algısı
Araştırma sonuçlarına göre, halkın krizden haberdar olma düzeyi neredeyse yarı yarıya bölünmüş durumda. Katılımcıların %45,5’i meydana gelen fon krizi hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtirken, %42,5’lik bir kesim krizden haberdar olmadığını ifade etti. Bu durum, ekonomik gelişmelere dair bilgi akışındaki dengesizliği gözler önüne seriyor.
Krizin sorumluluğu noktasında ise görüşler oldukça net. Katılımcıların %52,8’i borsa ve fon krizinde en fazla sorumluluğun hükümete ait olduğunu düşünürken, bu oran AKP seçmeninde %30,5, MHP seçmeninde ise %46 seviyesinde gerçekleşti. Ekonomik süreçlerin ve gelecek dönem bütçe planlamalarının toplum üzerindeki etkisi, siyasi güvenle doğrudan ilişkilendirilmiş görünüyor.
Siyasi Kurumlara Güven Azalıyor
Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri, krizin siyasi kurumlar üzerindeki güven erozyonu. Halkın %70’i fon krizi nedeniyle hükümete ve siyasi kurumlara olan güveninin azaldığını belirtirken, %50,5’lik bir çoğunluk yürütülecek fon soruşturmalarının iktidara olan güveni daha da düşüreceği görüşünde birleşti. Bu tablo, toplumsal adalet ve demokratik süreçlerin toplum nezdindeki algısının ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.
İstifa Beklentisi ve Krizin Yönetimi
Soruşturmaların nasıl sonuçlanacağına dair kamuoyu beklentisi ise şüpheci bir yaklaşım sergiliyor. Katılımcıların %56,1’i, fon krizinin derinlemesine bir hesaplaşma yerine, birkaç kişinin istifasıyla konunun kapatılacağını düşünüyor. Buna karşılık %43,9’luk bir kesim, siyasi kimlik gözetilmeksizin gerekli cezai süreçlerin uygulanacağına inanıyor.
Öte yandan, muhalefet liderlerinin yönetim zaafı ve sorumluluk üzerine yaptığı açıklamalara halkın büyük desteği var. Özgür Özel’in “Erdoğan’ın bilgisi varsa sorumluluğu vardır, yoksa yönetim zaafı vardır” şeklindeki görüşüne katılımcıların %50,1’i destek verirken, bu görüşe katılmayanların oranı %32,2’de kaldı. Bu durum, yönetim biçimine ilişkin eleştirilerin toplumda geniş bir yankı bulduğunu kanıtlar nitelikte.



