⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 502
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 07:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Çin ekonomisi, temmuz-eylül çeyreğinde güçlü ihracat performansının etkisiyle yıllık bazda yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti.
- Yarı iletkenler ve elektrikli araç ihracatı rekor dış ticaret fazlası sağlarken, süregelen emlak krizi nedeniyle iç talep zayıf seyrini korudu.
- Açıklanan büyüme oranı Pekin yönetiminin yıl sonu hedeflerine uyum sağlasa da uzmanlar iç dengesizliklerin ve istihdam baskısının sürdüğüne dikkat çekiyor.
Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, temmuz-eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,5 büyüme kaydetti. Açıklanan resmi veriler, nisan-haziran dönemindeki yüzde 4,3’lük artışın üzerine çıkarak piyasa beklentilerini geride bıraktı. Ülkenin büyüme ivmesinde en belirleyici faktör güçlü dış ticaret performansı olurken, iç pazardaki tüketim yetersizliği temel risk unsuru olmaya devam ediyor.
İhracat Lokomotif Olmaya Devam Ediyor
Pekin yönetiminin 2026 yılı için belirlediği yüzde 4,5 ile yüzde 5 aralığındaki büyüme hedefi doğrultusunda gelen veriler, küresel ticaret ortaklarının tepkilerine rağmen dış satımın sürdüğünü gösteriyor. Çin, geçen ay ihracatta kaydettiği yüzde 36’lık sıçrama ve ocak-eylül dönemindeki 938 milyar dolarlık dış ticaret fazlası ile geçen yılki 1,2 trilyon dolarlık tarihi rekoru aşma patikasına girdi. ABD tarafından uygulanan yüksek gümrük vergileri ikili ticareti sınırlandırırken, Çinli üreticiler rotayı Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Avrupa pazarlarına çevirdi.
Küresel dengelerin yeniden şekillendiği bu süreçte, jeopolitik gelişmelerin küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskısı da artıyor. Nitekim yayımlanan BM 2026 Küresel Risk Raporu: Savaş İhtimali Yüzde 76 Olarak Öngörülüyor başlıklı çalışma, uluslararası ticaret yollarındaki risklerin boyutunu gözler önüne seriyor.
Yüksek Teknoloji ve Elektrikli Araçlar Öne Çıkıyor
Batı ülkelerinin ihracat kısıtlamalarına karşı üretim özerkliğini güçlendirmeyi hedefleyen Pekin, güneş enerjisi panelleri, yarı iletkenler ve elektrikli araçlar gibi yüksek teknoloji odaklı sektörlerde devasa bir kapasite oluşturdu. Çin Otomobil Üreticileri Birliği verilerine göre, yalnızca eylül ayında yaklaşık 919 bin binek araç yurt dışına ihraç edildi. Şarj edilebilir hibrit ve tam elektrikli modeller bu sevkiyatlarda aslan payını aldı. Yenilenebilir enerji altyapısına yönelik yatırımlar küresel ölçekte artarken, benzer biçimde Türkiye’de de EPDK Lisanssız Elektrik Üretiminde Yeni Düzenlemeyi Yayımladı haberiyle görüldüğü üzere enerji dönüşümüne dair adımlar hız kazanıyor.
İç Talep Durgunluğu ve İstihdam Endişeleri
Üretim ve ihracat tarafındaki bu güçlü performansa karşın, ülke içindeki tüketim eğilimleri zayıf kalmayı sürdürüyor. Yıllardır çözülemeyen gayrimenkul krizi, hanehalkı servetinde ciddi aşınmalara yol açarak vatandaşları harcama yerine tasarrufa yöneltti. Uzmanlar, ihracata dayalı büyüme modelinin geniş kitleler için gelir artışı yaratmakta yetersiz kaldığına işaret ediyor.
BNP Paribas Asset Management kıdemli piyasa stratejisti Ecaterina Bigos, teknoloji odaklı yapının istihdam yaratma kapasitesinin sınırlı olduğunu ve yapay zekâ adaptasyonuyla birlikte iş kaybı risklerinin arttığını belirtiyor. Makroekonomik dalgalanmaların bireysel harcamalara etkisi pek çok ülkede benzer sonuçlar doğururken, tüketicilerin finansal zorlukları gündemden düşmüyor; zira finans dünyasında İhtiyaç Kredilerinde Takibe Dönüşüm Oranı Tarihi Zirveye Ulaştı verileri de iç talepteki daralmanın küresel çaptaki yansımalarından biri olarak öne çıkıyor.
Ekonomistler, manşet büyüme verisinin sahadaki gerçek durumu tam olarak yansıtmadığı ve sektörler arası uçurumu perdelediği görüşünde birleşiyor. Pekin yönetiminin yılın geri kalanında iç tüketimi canlandırmaya yönelik yeni teşvik paketlerini devreye sokup sokmayacağı yakından izleniyor.



