⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 444
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 11:23
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kapatılan Özel Yetkili Mahkemelerde görev yapmış 22 eski hakim ve savcı hakkında Devrimci Karargah soruşturmasındaki hukuksuz işlemler nedeniyle iddianame düzenledi.
- Şüphelilerin haksız tutuklama ve kararları sonucunda mağdurların açtığı tazminat davalarını kazanması üzerine oluşan kamu zararı adli sürecin gerekçesi oldu.
- FETÖ iltisaklı eski yargı mensupları hakkında “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamasıyla 10 yıldan 50 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, geçmişte kapatılan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde görev yapan ve kamuoyunda Devrimci Karargah davası olarak bilinen süreçte hukuka aykırı kararlara imza atan 22 eski hakim ve savcı hakkında kapsamlı bir iddianame hazırladı. İddianamede, meslekten ihraç edilen FETÖ iltisaklı yargı mensuplarının “Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçundan 10 yıldan 50 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.
Devlet Kamu Zararının Peşine Düştü
Söz konusu davanın temelini, geçmişte kumpas davalarında haksız yere gözaltına alınan ve cezaevinde yatan mağdurların beraat etmelerinin ardından Hazine aleyhine açtıkları tazminat davaları oluşturdu. İstanbul ve Denizli Valiliklerine bağlı Defterdarlık Muhakemat Müdürlükleri, haksız tutuklamalar nedeniyle devlet kasasından ödenen yüksek tazminatların ardından harekete geçti. Hazine adına yapılan ihbarları değerlendiren savcılık, kamu zararına yol açan ve yetkilerini kötüye kullanan eski yargı mensupları aleyhine emsal teşkil edecek bir süreç başlattı.
Yargı süreçlerinde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının işletilmesi kritik bir önem taşırken, bürokrasideki kurumsal adımlar kamu kaynaklarının korunması açısından yakından izleniyor. Nitekim son dönemde finansal şeffaflık adına Masak’tan bankalara yeni düzenleme gibi birçok alanda denetim mekanizmalarının sıkılaştırıldığı görülüyor. Kamu yönetiminde hesap verebilirlik ilkeleri güçlendirilirken, Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantıları çerçevesinde kamu maliyesine yük oluşturan unsurların tasfiyesi de gündemdeki yerini koruyor.
Hanefi Avcı Yıllarca Cezaevinde Kalmıştı
Devrimci Karargah kumpasının en bilinen mağdurlarından biri eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı olmuştu. Avcı, örgütün emniyet ve yargı içindeki yapılanmasını ifşa ettiği kitabını yayımlamasının hemen ardından hedef haline getirilmişti. Eylül 2010’da gözaltına alınan Avcı, dünya görüşüyle taban tabana zıt olan aşırı sol bir terör örgütüne yardım etmekle suçlanarak davaya dahil edilmişti.
Kurgulanan yargılama süreci neticesinde ilk derece mahkemesince 15 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Hanefi Avcı, Silivri Cezaevinde yaklaşık 45 ay (3 yıl 9 ay) tutuklu kaldı. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı vermesiyle Haziran 2014’te tahliye edilen Avcı, dosyanın yeniden ele alınması ve kumpasların çökmesiyle tüm suçlamalardan beraat etmişti.
Örgütsel Hiyerarşi ile Hukuksuz Kararlar
Hazırlanan iddianamede, şüpheli 22 eski yargı mensubunun görev yaptıkları dönemde anayasal ilkelere, kanunlara ve vicdani kanaatlerine göre hareket etmedikleri vurgulandı. Bağımsızlık ve tarafsızlık kurallarını ihlal eden şüphelilerin, mensubu oldukları terör örgütünün talimatları ve ideolojik gayeleri doğrultusunda karar vererek kişi hürriyetini kısıtladıkları tespit edildi. Türkiye genelinde hukuki mücadeleler sürerken, muhalefet kanadından gelen çağrılar ve siyasi arenadaki adalet tartışmaları da kumpas davalarının hukuki sonuçlarını takip etmeye devam ediyor.



