⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 396
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 13:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Mersin’in Yenişehir ilçesinde bir daire satın alan Ramazan Merveyanoğlu, yaklaşık 2 yıldır içerideki kiracıyı tahliye edemediğini ve kira bedeli alamadığını belirtti.
- Mahkemeye taşınan tahliye davasında bilirkişi raporuyla kira bedeli düşük belirlenirken, davanın reddedilmesi sonucu ev sahibi 41 bin TL vekalet ücreti ödemeye mahkum edildi.
- Mülk sahibi, mülkiyet hakkını kullanamadığını ifade ederek yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için hukuki yolları aramaya devam ediyor.
Mersin’in Yenişehir ilçesinde yaşayan Ramazan Merveyanoğlu, büyük umutlarla satın aldığı gayrimenkulünde yaşadığı hukuki süreç nedeniyle zor günler geçiriyor. 29 Ocak 2025 tarihinde Çiftlikköy Mahallesi 3216 Sokak’taki bir apartmandan ikinci kat dairesini satın alan Merveyanoğlu, mülkiyet hakkını kullanmak isterken beklemediği bir engelle karşılaştı. Dairede oturan yabancı uyruklu kiracı, mülk sahibinin noter kanalıyla gönderdiği ihtarnamelere rağmen evi boşaltmayı reddetti.
Tahliye Sürecinde Bilirkişi Krizi
Satın alma işleminin ardından kiracıyla iletişime geçemeyen ve herhangi bir kira ödemesi alamayan Merveyanoğlu, konuyu yargıya taşıdı. Ancak açtığı tahliye davasında beklenmedik bir tabloyla karşılaştı. Yargılama sürecinde görevlendirilen bilirkişinin, piyasa rayiçlerinin altında bir kira bedeli belirlemesi, sürecin seyrini değiştirdi. Merveyanoğlu, dairenin gerçek kira değerinin 20 bin TL civarında olduğunu savunurken, bilirkişi raporunda bu rakamın 2 bin TL olarak belirlenmesi büyük tepki topladı.
Yaşanan bu gelişme sadece kira kaybıyla sınırlı kalmadı. Mahkemenin tahliye talebini reddetmesinin ardından, mülk sahibi karşı tarafın avukatlık masraflarını da üstlenmek zorunda kaldı. Ramazan Merveyanoğlu, yaklaşık 2 yıldır evine giremediğini ve üzerine bir de 41 bin TL vekalet ücreti ödeme yükümlülüğüyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Mersin’de Gayrimenkul Piyasası ve Hukuki Sorunlar
Bölgedeki gayrimenkul hareketliliği sürerken, Mersin’de yeni otoyol dönemi ile birlikte şehir merkezine ulaşımın kolaylaşması, konutlara olan ilgiyi artırıyor. Ancak mülk sahipleri, kiracı tahliye süreçlerinde yaşanan hukuki tıkanıklıklar nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşayabiliyor. Benzer şekilde, Rekabet Kurulu 10 toplu yemek şirketi hakkında soruşturma başlattı gibi kurumsal düzeydeki denetimler kamuoyunda geniş yankı bulurken, bireysel mülkiyet uyuşmazlıkları da yargının gündemindeki yerini koruyor.
Mülk Sahiplerinin Hukuki Hakları
Uzmanlar, ev satın alacak kişilerin tapu devri öncesinde kiracılık durumunu detaylıca incelemesi gerektiğini belirtiyor. Kiracının tahliyesi için “ihtiyaç nedeniyle tahliye” veya “yeni malikin iktisabı” gibi yasal gerekçelerin, kanuni sürelere uygun şekilde noter kanalıyla bildirilmesi kritik önem taşıyor. Merveyanoğlu’nun durumunda olduğu gibi, bilirkişi raporlarına itiraz hakkı bulunsa da, sürecin uzaması mülk sahipleri için ek maliyetler doğurabiliyor.
Yaşanan mağduriyetin ardından Merveyanoğlu, “Ne evime girebiliyorum ne de kiramı alabiliyorum. 2 yıldır süren bu durumun bir an önce çözüme kavuşmasını bekliyorum” diyerek yetkililerden destek istedi. Hukuk çevreleri, benzer uyuşmazlıkların arabuluculuk sistemiyle daha hızlı çözülebileceğini, ancak tarafların uzlaşmaya yanaşmadığı durumlarda yargı sürecinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.



