⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 422
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 17:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- IPPR tarafından yayımlanan son raporda, İngiltere’nin tek başına hareket etme kapasitesinin sınırlı kaldığı vurgulandı ve ülkenin Avrupalı ortaklarla daha yakın iş birliği yapması gerektiği belirtildi.
- Yapılan kamuoyu araştırmasına göre, İngiltere vatandaşlarının yüzde 52’si ülkenin Avrupa Birliği’ne yeniden katılmasını destekliyor.
- Raporda, hükümete AB üyeliği için kamuoyu desteği oluşturma ve gelecekteki seçim programlarında bu konuyu taahhüt etme çağrısında bulunuldu.
Londra merkezli Kamu Politikası Araştırma Enstitüsü (IPPR) tarafından yayımlanan kapsamlı bir raporda, İngiltere’nin küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik riskler karşısında tek başına hareket etme kapasitesinin yetersiz kaldığına dikkat çekildi. Küresel sistemin büyük ekonomik ve güvenlik blokları etrafında yeniden şekillendiği belirtilen raporda, ülkenin refahını ve güvenliğini garanti altına alabilmesi için Avrupa Birliği’ne (AB) yeniden üye olması gerektiği savunuldu.
Rusya’nın artan saldırganlığı, Amerika Birleşik Devletleri’nin öngörülemez politikaları ve Çin’in yoğun ekonomik baskıları gibi unsurların, İngiltere dış politikası ve ekonomisi üzerinde baskı yarattığı ifade edilen raporda, mevcut hükümetin AB ile ilişkileri güçlendirmek adına attığı adımların önemli olduğu ancak yalnızca ticaret ve düzenlemelere ilişkin münferit anlaşmalarla yetinilmemesi gerektiği vurgulandı.
“Brexit Sonrası Strateji Artık Geçerli Değil”
IPPR İcra Direktörü Harry Quilter-Pinner, İngiltere’nin Brexit sonrası döneme dair kurduğu stratejik dünyanın artık var olmadığını belirterek, hükümetin Avrupa ile ilişkileri onarma yönünde önemli ilerlemeler kaydettiğini ancak bu adımların kalıcı bir refah için yeterli olmayacağını ifade etti. Quilter-Pinner, İngiltere’nin Avrupa ile ilişkilerinde en rasyonel ve en iyi seçeneğin yeniden AB üyeliği olduğunu savunarak, bu durumun hemen yarın yeni bir referandum düzenleneceği anlamına gelmediğini, ancak toplumsal ve siyasi desteğin şimdiden inşa edilmesi gerektiğini kaydetti. Öte yandan, dünyadaki teknolojik gelişmeler ve küresel veri merkezi yatırımları gibi stratejik hamleler, ülkelerin tek başına rekabet etmekte zorlandığını, bölgesel entegrasyonların hayati önem taşıdığını açıkça gösteriyor.
IPPR Direktör Yardımcısı Laura Chappell ise artık Brexit tartışmalarının geride bırakılması ve tamamen geleceğe odaklanılması gerektiğinin altını çizdi. Raporda, İngiltere hükümetine, AB ile bir Avrupa Savunma İttifakı kurulması, ortak sanayi politikaları geliştirilmesi ve uygun siyasi zemin oluştuğunda yeni bir referandum ya da seçim programı yoluyla üyelik için resmi yetki alınması yönünde somut tavsiyelerde bulunuldu.
Halkın Yüzde 52’si AB Üyeliğine Destek Veriyor
IPPR ile kamuoyu araştırma kuruluşu Persuasion UK iş birliğiyle gerçekleştirilen anket çalışması, toplumsal eğilimlerdeki belirgin değişimi gözler önüne serdi. Araştırmaya katılanların yüzde 52’si İngiltere’nin AB’ye yeniden katılmasını desteklerken, karşı çıkanların oranı yüzde 29’da kaldı. Kararsızlar ve oy kullanmayacaklarını belirten seçmenler analiz dışı bırakıldığında ise AB üyeliğini destekleyenlerin oranının yüzde 64 gibi yüksek bir seviyeye ulaştığı görüldü.
Dikkat çeken bir diğer bulgu ise siyasi parti tabanlarındaki tutum oldu. İktidardaki İşçi Partisinden aşırı sağcı Reform UK Partisine geçmeyi düşünen seçmen kitlesi içinde bile AB üyeliğini destekleyenlerin oranının yüzde 54 olması, konunun parti sınırlarının ötesinde bir toplumsal uzlaşı zeminine sahip olabileceğine işaret etti.



