⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 334
🕐 Son Güncelleme: 19.10.2026 02:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- SOS Çocuk Köyleri, Suriye iç savaşı sırasında çocukların ailelerinden koparılmasına ilişkin hazırlanan kapsamlı raporu kamuoyuyla paylaşmayacağını duyurdu.
- Norveçli bir hukuk firması tarafından hazırlanan soruşturma, çocukların rejim tarafından bir koz olarak kullanıldığı iddialarını ve kurumun bu süreçteki rolünü inceliyordu.
- Kurum yönetimi, raporun yayınlanmamasını çalışanların raporu manipüle etme çabalarına bağlayarak savunma yaptı.
Uluslararası yardım kuruluşu SOS Çocuk Köyleri International, Suriye iç savaşı döneminde çocukların ailelerinden ayrılması ve bu süreçteki kurumsal sorumlulukları üzerine hazırlanan kritik raporu yayınlamayacağını açıkladı. Kurumun, çocukların güvenliğinden ve haklarından sorumlu olduğu dönemdeki eksiklikleri inceleyen raporun saklanması, uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açtı.
Soruşturma Süreci ve İddialar
Suriye’deki iç savaşın en karanlık dönemlerinde, güvenlik güçlerinin yüzlerce çocuğu ebeveynlerinden ayırarak çeşitli yetimhanelere yerleştirdiği biliniyordu. Bu süreçte SOS Çocuk Köyleri ve benzeri kuruluşların çocukları kabul ettiği, ancak çocukların kimliklerinin gizlenmesi konusunda talimat aldığı iddia edilmişti. Orta Doğu’daki insani krizlerin derinliği, örneğin Batı Şeria’da Filistinli çiftçilerin zeytin ağaçlarının tahrip edilmesi gibi sivil trajedilerle benzerlik gösteren bu durum, çocukların geleceği üzerinde ağır bir travma bıraktı.
Kuruluş, sorumluların tespit edilmesi amacıyla Norveç merkezli hukuk firması Wiersholm’a bir soruşturma görevi vermişti. Aralık 2025’te tamamlanan raporun, Ocak ayında isimlerin gizlendiği bir versiyonla kamuoyuna sunulması bekleniyordu. Ancak Mayıs ayında gelen iç yazışmalar, durumun beklenenden farklı olduğunu ortaya koydu.
Yönetimin “Manipülasyon” Savunması
SOS Çocuk Köyleri Yönetim Kurulu Başkanı Domenico Parisi, personeline gönderdiği bir e-postada, soruşturmadaki bazı sorunlar nedeniyle raporun kurum içinde dahi paylaşılmayacağını belirtti. Parisi, toplantı kayıtlarında bazı çalışanların kuruluşu “kötü göstermek” amacıyla raporu manipüle etmeye çalıştığını iddia etti. Bu karar, küresel siyasi dengelerin ve uluslararası çatışmaların gölgesinde kalan insani yardım kuruluşlarının şeffaflığı konusundaki soru işaretlerini artırdı.
Ailelerin Yaşadığı Travma
Sürecin mağduru olan aileler için durum sadece hukuki bir mesele değil, derin bir psikolojik yıkım anlamına geliyor. 2015 yılında annelerinden koparılan ve yıllar sonra tekrar kavuşan çocukların, annelerini tanımayacak kadar büyük bir duygusal kopuş yaşadıkları raporlanıyor. Kurumun, Esad rejimi döneminde çocukların ailelerine baskı yapmak veya esir takası için bir koz olarak kullanıldığına dair bulguları içeren raporu saklaması, tazminat bekleyen ailelerin adalete erişimini de zorlaştırıyor.



