⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 416
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 01:55
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Filistinli aktivist Mahmud Halil, ABD’de sınır dışı edilmesini kolaylaştıran temyiz mahkemesi kararının bozulması talebiyle Yüksek Mahkeme’ye başvurdu.
- Temyiz mahkemesinin kararı, federal mahkemelerin göçmenlerin gözaltına alınma yasallığını inceleme yetkisini kısıtlayarak binlerce göçmeni etkileyebilecek bir hukuki boşluk yaratıyor.
- ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), yürütülen işlemleri anayasal yetkiler dahilinde savunurken, sınır dışı süreciyle ilgili hukuki tartışmalar sürüyor.
ABD’de Columbia Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi olan Filistinli aktivist Mahmud Halil, sınır dışı edilme sürecini tetikleyen yargı kararının iptal edilmesi amacıyla ABD Yüksek Mahkemesi’ne resmi bir dilekçe sundu. Halil, Pensilvanya eyaletinin Philadelphia kentindeki Üçüncü Temyiz Mahkemesi tarafından alınan ve federal mahkemelerin göçmenlerin gözaltına alınma yasallığını denetleme yetkisini kısıtlayan kararın bozulmasını talep ediyor.
Hukuki Tartışma: Federal Mahkemelerin Yetki Alanı
Mahmud Halil’in sunduğu dilekçede, Temyiz Mahkemesi’nin “göçmenlik mahkemeleri her davayı tamamen değerlendirene kadar federal mahkemelerin göçmenlerin gözaltına alınmasının yasallığını inceleme yetkisi olmadığına” dair hükmünün hukuka aykırı olduğu belirtildi. Halil, bu kararın sadece kendisini değil, benzer durumda olan binlerce göçmeni de doğrudan etkilediğini vurguladı. Kararın bozulması durumunda, göçmenlerin Donald Trump yönetimine karşı daha etkin itirazlarda bulunabileceği ve gözaltı süreçlerinin hukuki denetimle daha hızlı sonuçlanabileceği ifade ediliyor. Küresel siyasetin ve diplomatik temasların yoğunlaştığı bu dönemde, ABD’deki bu hukuki süreç uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekiyor.
Gözaltı Süreci ve Halil’in Durumu
Columbia Üniversitesi’ndeki protestolara öncülük etmesiyle tanınan Halil, Mart 2025 tarihinde eşiyle birlikte evine girerken ABD yetkilileri tarafından gözaltına alınmıştı. Avukatı Amy Greer, Halil’in yeşil kart sahibi ve daimi ikamet statüsünde olmasına, ayrıca eşinin ABD vatandaşı olmasına rağmen Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) tarafından gözaltına alındığını ve yeşil kartının iptal edildiğini belirtti. Halil, hakkındaki iddiaların tutukluluğu haklı kılacak düzeyde olmadığı gerekçesiyle 20 Haziran 2025’te kefaletle serbest bırakılmıştı.
ABD Yönetimi ve Siyasi Yaklaşım
ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), Halil ve diğer yabancı aktivistlere yönelik uygulamaların yasal çerçevede olduğunu savunuyor. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, ABD’de yaşamak ve eğitim görmek için vize veya yeşil kart sahibi olmanın bir “ayrıcalık” olduğu hatırlatılarak, Trump yönetiminin anayasal yetkileri dahilinde hareket ettiği vurgulandı. Ayrıca, Halil’e “CBP Home” uygulamasını kullanarak ülkeyi gönüllü olarak terk etmesi yönünde çağrıda bulunuldu.
Siyasi düzeyde ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, göçmenlik politikalarına yönelik sert mesajlar vermeye devam ediyor. Rubio, “Amerika’daki Hamas destekçilerinin vizelerini veya yeşil kartlarını iptal edeceğiz, böylece sınır dışı edilebilecekler” diyerek yönetimin kararlılığını ortaya koydu. Devletin idari yapısındaki bu sertleşme, Türkiye’de de kurumsal görev değişimleri gibi yönetimsel süreçlerin yakından takip edildiği bir dönemde, küresel ölçekte göçmenlik hukukunun en kritik tartışma konularından biri haline geldi.
Mahkemenin vereceği karar, ABD’deki göçmenlik hukuk



