Ekonomi

Kağan Kaya: Körkütük Teknoloji Hayranlığı Aklın Önüne Geçiyor

Kağan Kaya, şirketlerin yapay zeka furyasına kapılarak stratejisiz harcamalar yapmasını eleştirdi. Teknoloji hayranlığının rasyonel aklın önüne geçtiğini belirtti.

OKUMA AYARLARI
Kağan Kaya: Körkütük Teknoloji Hayranlığı Aklın Önüne Geçiyor
Kağan Kaya: Körkütük Teknoloji Hayranlığı Aklın Önüne Geçiyor
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 375
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 07:54

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kağan Kaya, günümüz iş dünyasında şirketlerin yapay zeka ve yeni teknolojilere yönelik plansız yatırımlarını eleştiren bir değerlendirme yayımladı.
  • “İnovasyon vergisi” adı altında yapılan stratejisiz harcamaların, beklenen verimi getirmediği ve markalar için maliyetli bir hüsrana dönüştüğü vurgulandı.
  • Yazıda, körkütük bir teknoloji hayranlığının rasyonel düşünceyi ve stratejik planlamayı devre dışı bıraktığına dikkat çekildi.

Günlük hayatımızın her anını kuşatan dijital dönüşüm, beraberinde büyük bir konfor getirse de, bu kolaylığın arkasında ciddi bir stratejik boşluk yatıyor. Yazar Kağan Kaya, kaleme aldığı son değerlendirmesinde, şirketlerin teknolojiye bakış açısındaki temel yanılgıları ve bu durumun yarattığı ekonomik riskleri masaya yatırdı. Kaya’ya göre, günümüzde “yeni olan her şeyin kazandıracağı” inancı, rasyonel kararların önüne geçen bir engel haline gelmiş durumda.

Teknoloji Yatırımlarında Strateji Eksikliği

Dünya genelinde markaların yapay zeka furyasına kapılarak büyük bütçeler ayırması, Kaya tarafından “altına hücum” dönemindeki madencilerin telaşına benzetiliyor. Özellikle ChatGPT gibi popüler platformlara yönelen reklam harcamalarının, hedeflenen kitleye ulaşamadan yüksek maliyetlerle sonuçlanması, kurumsal stratejilerin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Birçok şirket, bu verimsiz harcamaları “inovasyon vergisi” olarak tanımlayarak durumu meşrulaştırmaya çalışsa da, ortaya çıkan tablo aslında ciddi bir planlama hatasına işaret ediyor.

Toplumsal ve ekonomik alandaki bu savrulmalar, yalnızca teknoloji dünyasıyla sınırlı kalmıyor. Ülke genelinde yaşanan yapısal sorunlar da benzer bir plansızlığın izlerini taşıyor. Örneğin, Türkiye’de 2026’nın ilk dokuz ayında 93 bin esnafın kepenk kapatması, ekonomik kırılganlığın teknolojik dönüşümün gerisinde kalan kesimler üzerindeki etkisini acı bir şekilde gösteriyor. Stratejik adımların atılmadığı her sektörde, benzer bir “hüsran” senaryosunun yaşanması kaçınılmaz görünüyor.

Körükörüne Bağlılığın Bedeli

Kaya, teknoloji hayranlığının aklın önüne geçmesini, şirketlerin uzun vadeli vizyonlarını kaybetmelerine sebep olan bir “görünmez bağ” olarak nitelendiriyor. Sadece trend olduğu için bir teknolojiye yatırım yapmak, uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme sağlamıyor. Aksine, kaynakların yanlış yönetilmesine ve inovasyon adı altında büyük bütçelerin heba edilmesine yol açıyor.

Siyaset ve yönetim anlayışında da benzer bir “vasatlık” tartışması devam ediyor. Volkan Yaraşır’dan siyasal kötülük ve vasatlık üzerine analiz yazıları, bu durumun sadece özel sektörü değil, toplumsal yapıları da nasıl çürüttüğünü ortaya koyuyor. Teknoloji, bir araç olarak kullanıldığında değerlidir; ancak amaç haline getirildiğinde, rasyonel aklı devre dışı bırakan bir “körkütük hayranlığa” dönüşmektedir.

Sonuç olarak, dijitalleşme süreçlerinde “yeni olanın iyidir” yanılgısından kurtulmak, şirketlerin ve toplumun geleceği için elzemdir. Stratejik derinlikten yoksun her türlü teknolojik yatırım, günün sonunda ağır bir fatura olarak karşımıza çıkmaya devam edecektir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir