⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 20:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Mustafa Sarıgül, kendisine yönelik mal varlığı iddialarının sahte belgelere dayandığını belirterek tüm suçlamaları reddetti.
- Soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel’in durumu hakkında “büyük bir haksızlık” ifadesini kullandı.
- Sarıgül, şantaj girişimlerine boyun eğmediklerini ve hukuki sürecin adaleti ortaya çıkaracağına inandığını belirtti.
Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, son dönemde kamuoyunu meşgul eden ve eski eşi Aylin Kotil ile oğlu Ömer Sarıgül’ün de isminin geçtiği soruşturmaya ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Gazeteci Murat Ağırel’in de dahil edildiği soruşturma sürecinde hakkındaki iddiaları “düzmece” olarak nitelendiren Sarıgül, 50 yıllık siyasi hayatında hiçbir usulsüzlüğe karışmadığını savundu.
“Hakkımda Açılmış Bir Soruşturma Dahi Yoktu”
Sarıgül, 1975 yılından bu yana aktif siyasetin ve ticaretin içinde olduğunu hatırlatarak, geçmişte birçok kez denetimden geçtiğini belirtti. Mal varlığına ilişkin iddiaları kesin bir dille yalanlayan Sarıgül, “2023 seçimleri sonrasında milletvekili olarak mal beyanında bulundum. Hesabını veremeyeceğim bir kuruş dahi yoktur” ifadelerini kullandı. Siyaset sahnesindeki gelişmeleri takip edenler, Bakan Murat Kurum’un Ayazağa iddialarına yanıtı gibi tartışmaları yakından izlerken, Sarıgül de kendi sürecine dair şeffaflık vurgusu yaptı.
Sahte Belgeler ve Şantaj İddiaları
Soruşturmaya dayanak gösterilen belgelerin tamamının sahte olduğunu öne süren Sarıgül, 100 euro’luk dekontların 100 milyon euro olarak değiştirildiğini iddia etti. Sarıgül, bu şahısların kendilerine e-mail ve WhatsApp yoluyla ulaşarak şantaj yaptıklarını, ancak bu talepleri reddettiklerini belirtti. Benzer şekilde, toplumsal olaylarda dezenformasyonun önlenmesi adına DMM’nin yaptığı açıklamalar gibi, Sarıgül de kendisine yönelik operasyonun bir “algı yönetimi” olduğunu vurguladı.
Murat Ağırel İçin “Haksızlık” Vurgusu
Soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel’in durumuna değinen Sarıgül, Ağırel’in etik gazetecilik gereği kendisinden bilgi doğrulaması istediğini ancak yeterli kanıt bulamadığı için haber yapmadığını ifade etti. Sarıgül, “Sayın Murat Ağırel’in haber yapmadığı gerekçesiyle bu soruşturmaya adının karıştırılması ve tutuklanmış olmasından son derece üzgünüm. Bu çok büyük bir haksızlıktır” diyerek tepkisini dile getirdi. Kamuoyunda farklı sektörlerde yaşanan başarı hikayeleri, örneğin Nevşehir’deki kadın mobilya ustasının başarısı gibi olumlu haberlerin aksine, bu tür hukuki süreçlerin toplumsal huzuru zedelediğini belirtti.
Sarıgül, konuşmasını demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne olan inancını yineleyerek sonlandırdı. Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini ancak adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine olan inancını koruduğunu sözlerine ekledi.



