⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 432
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 16:37
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Portekiz’in başkenti Lizbon ve Porto kentlerinde günlerdir barınma hakkı talebiyle kamp kuran protestocular, salı sabahı polis müdahalesiyle karşılaştı.
- Lizbon’daki Rossio Meydanı’nda gerçekleştirilen operasyonda polis ekipleri 55 kişiyi gözaltına alırken, 228 kamp ekipmanına el koydu.
- Göstericiler müdahaleyi protesto etmek için Praça da Figueira’ya geçerken, olaylarda yaklaşık 30 kişinin yaralandığı bildirildi.
Portekiz‘in başkenti Lizbon ve Porto kentlerinde artan konut fiyatları ve barınma krizine dikkat çekmek amacıyla günlerdir meydanlarda kamp kuran protestocular, salı sabahı erken saatlerde polisin sert müdahalesiyle karşılaştı. Yerel saatle 06.00’dan kısa süre önce Rossio Meydanı ve Porto’daki Praça D. João I meydanına intikal eden güvenlik güçleri, eylemlerin yasal olmadığını belirterek göstericilerin alanı boşaltmasını istedi.
Lizbon’da polisin yaptığı dağılım uyarısına bazı protestocular karşı çıkarak insan zinciri oluşturdu. Kamu Güvenliği Polisi (PSP) ekiplerine çeşitli nesneler atıldığı iddia edilen olaylarda, polis ekipleri cop kullanarak müdahalede bulundu. Gerçekleştirilen operasyon sonucunda 55 kişi gözaltına alınırken, toplam 228 kamp ekipmanına el konuldu. Göstericileri temsil eden kaynaklar ise yaşanan arbedede yaklaşık 30 kişinin yaralandığını öne sürdü.
Protestocular Praça da Figueira’ya Geçti
Lizbon’daki ilk müdahalenin ardından dağıtılan göstericilerin bir kısmı, eylemlerini devam ettirmek üzere yakındaki Praça da Figueira’ya geçti. Burada polisin müdahalesini kınayan ve gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını talep eden kalabalık, yetkililere tepki gösterdi. Yüzden fazla protestocu, Portekiz’de 25 Nisan 1974 Devrimi ile demokrasiye geçişin simgesi olan tarihi “Grândola, Vila Morena” şarkısını hep bir ağızdan seslendirdi. Öte yandan göstericilerin Başbakan Luís Montenegro’nun konutunu işgal etme yönünde tehditlerde bulunduğu da aktarıldı.
Avrupa genelinde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve küresel iklim krizinin getirdiği ekolojik baskılar, kent yaşamını doğrudan etkiliyor. Özellikle Türkiye ve Özbekistan’da kentlerin iklim direnci için yeni adımlar atılırken, Avrupa metropollerinde de benzer kentsel dönüşüm ve barınma sorunları toplumsal hareketliliği artırıyor.
Porto’daki Eylemler Daha Sakin Sona Erdi
Porto kentindeki Praça D. João I meydanında ise Lizbon’dakine kıyasla daha sakin bir tablo görüldü. Meydanda kamp kuran onlarca eylemci, polisle yaşanan kısa süreli müzakerelerin ve gerginliğin ardından kendi istekleriyle alanı terk etti. Polis ekipleri, meydanın yeniden işgal edilmesini önlemek amacıyla çevreye metal bariyerler yerleştirirken, her iki kentteki meydanlarda belediye ekipleri tarafından kapsamlı temizlik çalışmaları başlatıldı.
Göstericileri temsil eden avukat, Observador gazetesine yaptığı açıklamada, cumartesi gününden bu yana süren eylemlerin yasal hak çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Avukat, öncelikli amaçlarının gözaltına alınan eylemcilerin sağlık durumunu yakından takip etmek ve el konulan kişisel eşyaların iadesini sağlamak olduğunu ifade etti.
Benzer toplumsal ve ekonomik dönüşümlerin yanı sıra, uluslararası arenada Avrupa Birliği’nden Arktik Bölgesi için yeni güvenlik ve iklim stratejisi gibi geniş çaplı politikalar da ülkelerin iç dinamiklerini ve kentsel politikalarını dolaylı yoldan şekillendirmeye devam ediyor.



