⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 364
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 13:43
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- S&P Global Ratings, hanehalkının Türk lirasına (TL) olan güveninin dirençli kalmasının ve döviz talebinin azalmasının, TCMB’nin rezervlerini yeniden oluşturmasına yardımcı olduğunu belirtti.
- Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceği, ancak sıkı para politikalarının bu süreci yönetmeye katkı sağlayacağı öngörüldü.
- Türkiye ekonomisinin büyüme beklentisi bu yıl için yüzde 3 olarak revize edilirken, kamu borcunun GSYH’ye oranının düşük seviyelerini koruyacağı tahmin ediliyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin hazırladığı yeni analizinde, yerel para birimine duyulan güvenin makroekonomik istikrar üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti. Hanehalkının Türk lirasına olan güveninin yıl boyunca dirençli seyretmesi, döviz mevduatlarının toplam içindeki payının sabit kalmasını sağladı.
Döviz Talebinde Denge ve Rezerv Yönetimi
S&P analizine göre, eylül ayı itibarıyla döviz cinsinden mevduatların toplam banka mevduatları içindeki payı yüzde 38,7 seviyesinde kalarak yıl başındaki oranını korudu. Bu tablo, döviz talebinin kontrol altında tutulduğunu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz rezervlerini güçlendirme sürecine destek verdiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun Türkiye gelişmekte olan piyasalarda ESG ihraçlarında payını artırdı süreciyle de paralellik gösterdiğini ifade ediyor.
Öte yandan, finansal piyasalardaki fon tasfiyeleri ve zorunlu varlık satışları gibi süreçler, TCMB’nin hızlı likidite müdahaleleri sayesinde sınırlı bir etkiyle atlatıldı. Fon çıkışlarının döviz yerine Türk lirası mevduatlarına yönelmesi, yerel varlıklara olan güvenin sürdüğünün en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Enflasyon ve Büyüme Beklentileri
Kurumun analizinde, Orta Doğu’daki savaş sonrası enerji fiyatlarında beklenen dalgalanmaların Türkiye’nin enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği vurgulandı. Bu çerçevede, 2024 yılı için ortalama enflasyon tahmini yüzde 30,9, 2027 yılı için ise yüzde 21,7 olarak öngörüldü. Enerji maliyetlerindeki bu zorluklara rağmen, Türkiye’nin yenilenebilir enerji hamlesi ithalat maliyetlerini düşürüyor olması, uzun vadeli cari denge açısından kritik bir direnç noktası oluşturuyor.
Durağan Görünüm ve Ekonomik Hedefler
S&P, Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” olarak teyit ederken, görünümü “durağan” olarak korumaya devam ediyor. Bu değerlendirme, yetkililerin sıkı para politikalarını ve ücret belirleme mekanizmalarını kararlılıkla sürdüreceği varsayımına dayanıyor. Ayrıca, bütçe açığının bu yıl GSYH’nin yüzde 3’üne yaklaşması beklenirken, kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzde 30’un altında kalarak düşük seviyelerini koruması öngörülüyor.
Büyüme tarafında ise, jeopolitik risklerin etkisiyle yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 3 seviyesine revize edildi. Kurum, 2027 yılı itibarıyla ekonomik büyümenin yeniden hız kazanarak yüzde 3,7 seviyesine ulaşacağını tahmin ediyor.



