⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 465
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 17:59
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türk Tabipleri Birliği (TTB), Ankara merkezli Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin (SBÜ) 14 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı 236 kişilik akademik kadro ilanına tepki gösterdi.
- İlandaki kadroların 230’unun profesörlük için ayrılması, büyükşehirlerde yoğunlaşması ve kişiye özel şartlar barındırması nedeniyle liyakat ile etik kuralların ihlal edildiği savunuldu.
- TTB, söz konusu ilanların mevzuata uygunluk açısından incelenmesini ve kriterlere uymayan kadro ilanlarının iptal edilerek yeniden düzenlenmesini talep etti.
Ankara’da bulunan Türk Tabipleri Birliği (TTB), yükseköğretim kurumlarındaki akademik atamalara ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin (SBÜ) 14 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 236 kişilik akademik kadro ilanını inceleyen birlik, süreçte liyakat ve etik kuralların göz ardı edildiğini belirtti. Yapılan yazılı açıklamada, üniversitenin kadro planlamasının şeffaflıktan uzak olduğu ve bilimsel ölçütlerle bağdaşmadığı vurgulandı.
Akademik Kadro Dağılımında Dikkat Çeken Detaylar
Resmî Gazete’de yayımlanan ilan verilerine göre, açılan toplam 236 kadronun 230’unun profesörlük unvanı için ayrılması, akademi dünyasında geniş yankı uyandırdı. Geriye kalan 4 kadronun doçent, 2 kadronun ise doktor öğretim üyesi için açıldığı görüldü. Ayrıca kadroların İstanbul, Ankara ve Adana gibi büyükşehirlerde yoğunlaşması, taşradaki üniversite hastanelerinin ihtiyaçlarının göz ardı edildiği yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.
Benzeri görülmemiş oranda profesör kadrosu açılmasının hangi ihtiyaçlara dayandığının belirsiz olduğunu ifade eden yetkililer, atama koşullarının nesnel akademik kriterler yerine belirli kişileri tarif eder nitelikte hazırlandığını öne sürdü. Türkiye genelinde sağlık ve eğitim camiasının yakından takip ettiği bu tür gelişmeler, çalışma hayatındaki dengeleri etkilediği gibi, tıpkı Türk Sağlık-Sen’den Ordu Şehir Hastanesi Başhekimi Yılmaz’a Ziyaret haberinde olduğu gibi sağlık sektöründeki kurumsal ilişkileri ve idari yaklaşımları da gündeme taşıyor.
Liyakat ve Şeffaflık Vurgusu
Üniversitelerin akademik kadro planlamasının; eğitim gereksinimleri, nitelikli uzmanlık eğitimi, bilimsel araştırma kapasitesi ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yapılması gerektiğinin altı çizildi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen kriterlere uyulmadığını savunan TTB, ilgili yönetmeliklerin ve atama kriterlerinin delindiğini ifade etti.
Ülke genelindeki kamu kurumlarının yapısal kararları ve atama süreçleri sadece eğitim ve sağlık camiasını değil, zaman zaman farklı sektörlerdeki operasyonel gelişmeleri de akıllara getiriyor. Küresel ve yerel ölçekteki kurumsal hamleler, tıpkı ABD’den DeepSeek Yasağı: Federal Kurumların Sistemlerinden Çıkarılacak haberinde ele alınan idari denetim mekanizmalarının ve şeffaflık arayışının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türk Tabipleri Birliği’nin Talepleri Neler?
Akademik atamalarda evrensel bilim ilkelerinin ve hukuki mevzuatın esas alınmasını talep eden Türk Tabipleri Birliği, yetkili kurumlara şu çağrılarda bulundu:
- 14 Ekim 2026 tarihli kadro ilanları ve bu ilanlarda yer alan özel koşullar mevzuata uygunluk açısından titizlikle incelenmelidir.
- Üniversitenin kendi atama yönergesine ve YÖK mevzuatına aykırı unsurlar barındıran ilanlar derhal iptal edilmelidir.
- Kadro dağılımları; eğitim, nitelikli sağlık hizmeti, uzmanlık eğitimi ve bilimsel araştırma ihtiyaçları temel alınarak yeniden yapılandırılmalıdır.
- Akademik atama ve yükseltme süreçlerinde tamamen nesnel, şeffaf ve denetlenebilir ölçütler uygulanmalıdır.
Akademik dünyada fırsat eşitliğinin sağlanması ve bilimsel liyakatin korunması adına atılacak adımların takipçisi olacaklarını belirten TTB, sürecin hukuki ve idari yönden de mercek altında tutulacağını kaydetti.



