⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 437
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 03:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türk savunma ve havacılık sanayisi, 2026 yılı içerisinde toplam 15 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmine ulaştı.
- Sektör temsilcileri, yıl sonuna kadar yeni sözleşme toplamının 20 milyar dolara ulaşmasını bekliyor.
- ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve STM gibi ana yükleniciler, son üç yılda 16 binden fazla yerli firmayla çalışarak 20 milyar doları aşan sipariş hacmi oluşturdu.
Türk savunma ve havacılık sanayisi, 2026 yılındaki büyüme ivmesini yeni imzalanan dev sözleşmelerle perçinledi. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa’da gerçekleştirilen Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı kapsamında sektörün güncel ekonomik verilerini kamuoyuyla paylaştı. Görgün, sektörün 2026 yılı içerisinde şimdiden 15 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmine ulaştığını duyurdu.
Yıl Sonu Hedefi 20 Milyar Dolar
Sektördeki büyüme hızının yıl sonuna kadar artarak devam etmesi bekleniyor. Prof. Dr. Haluk Görgün, mevcut veriler ışığında, yıl sonuna kadar imzalanacak yeni sözleşmelerin toplam değerinin 20 milyar dolara ulaşacağı öngörüsünde bulundu. Bu hedef, Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki küresel rekabet gücünün ve üretim kapasitesinin ne denli yükseldiğini bir kez daha kanıtlar nitelikte. Teknoloji dünyasındaki stratejik değişimler, Microsoft’un yeni iş ilanıyla işaret edilen yeni stratejiler gibi savunma sanayisindeki teknolojik dönüşümlere benzer şekilde, yerlilik oranının artırılmasını zorunlu kılıyor.
Yerli Tedarik Zinciri ve Ekosistem Büyümesi
Savunma sanayisindeki başarının sadece ana yüklenicilerle sınırlı kalmadığı, geniş bir yerli üretim ekosistemiyle desteklendiği görüldü. Görgün’ün paylaştığı verilere göre; ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve STM gibi sektörün devleri, son üç yıllık süreçte 16 bini aşkın yerli firma ile iş birliği yaptı. Bu beş ana şirketin yerli tedarikçilere verdiği toplam sipariş tutarı ise 20 milyar dolar barajını aşmış durumda. Ayrıca, yerli firmalara yönelik mevcut açık sipariş tutarının 13,4 milyar doların üzerine çıktığı belirtildi.
Bu devasa ekosistem, elektronik sistemlerden mekanik parçalara kadar çok geniş bir yelpazede üretim gerçekleştiriyor. Sektördeki bu hareketlilik, ulusal güvenlik ve altyapı projeleri için alınan kararlar gibi stratejik alanlardaki gelişmelere paralel olarak Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını güçlendiriyor. Küresel güvenlik dengelerinin hassas olduğu dönemlerde, Kuzey Kore’de lüks deniz aracına ait uydu görüntüleri gibi gelişmeleri takip eden dünya kamuoyu, Türkiye’nin bu alandaki yerli üretim gücüne dikkat kesiliyor.
İhracatın Katma Değeri ve Yüksek Teknoloji Gücü
Savunma ve havacılık sektörünün ihracat performansı, Türkiye’nin genel ihracat artış oranlarının çok üzerinde seyrediyor. Haluk Görgün, sektörün en dikkat çekici başarısının kilogram başına ihracat değeri olduğunu vurguladı. Türk savunma sanayisinin kilogram başına ihracat değeri, Türkiye ortalamasının tam 40 katına ulaşmış durumda. Bu veri, üretilen ürünlerin sadece miktar olarak değil, yüksek teknoloji ve mühendislik yoğunluğu açısından da dünya standartlarında ve yüksek katma değerli olduğunu gösteriyor.



