Yaşam

Uzman Psikolog Tuğba Yavuz: Anlaşılmayan Çocuk Öfkeyle Konuşur

Uzman Psikolog Tuğba Yavuz, okullarda artan şiddet olayları ve çocuklarda saldırgan davranışların arkasındaki psikolojik etkenleri değerlendirdi.

OKUMA AYARLARI
Uzman Psikolog Tuğba Yavuz: Anlaşılmayan Çocuk Öfkeyle Konuşur
Uzman Psikolog Tuğba Yavuz: Anlaşılmayan Çocuk Öfkeyle Konuşur
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 347
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 20:22

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Son dönemde okullarda artış gösteren şiddet olayları ve çocukların saldırgan davranış sergileme nedenleri uzmanlar tarafından masaya yatırıldı.
  • Uzman Psikolog Tuğba Yavuz, duygularını ifade etmekte zorlanan çocukların şiddete yöneldiğini, bu durumun temelinde görülmeme ve anlaşılmama ihtiyacının yattığını belirtti.
  • Ebeveyn tutumları, akran zorbalığı ve dijital dünyadaki şiddet içeriklerinin çocukların davranış modellerini doğrudan etkilediği vurgulandı.

Son dönemde eğitim kurumlarında ve sosyal yaşamda yaşanan şiddet olayları, çocukların neden saldırgan davranışlar sergilediği sorusunu bir kez daha gündemin merkezine taşıdı. Aile içi iletişim eksiklikleri, çocukların güvenliği ve dijital mecralardaki olumsuz içerikler, uzmanların üzerinde durduğu başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Tuğba Yavuz, çocuklardaki şiddet eğiliminin tek bir nedene indirsterilemeyeceğini, biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin karmaşık bir etkileşim biçimi sunduğunu ifade etti.

Duygularını İfade Edemeyen Çocuk Şiddete Yöneliyor

İnsanın temel psikolojik ihtiyaçlarından birinin görülmek, duyulmak ve anlaşılmak olduğunu belirten Yavuz, çocukların kendilerini sözlü olarak ifade etmekte zorlandıklarında tepkilerini vurma, kırma, bağırma veya yoğun öfke nöbetleri ile dışa vurduğunu aktardı. Duygusal ihtiyaçları karşılanmayan, ihmal edildiğini düşünen ya da ev ortamında kendini ifade etme alanı bulamayan çocuklarda saldırganlık eğilimlerinin daha sık görüldüğüne dikkat çekti. Yavuz’a göre, bu süreçte sadece ortaya çıkan olumsuz eyleme odaklanmak yerine, davranışın gerisindeki karşılanmamış duygusal açlığı anlamak büyük önem taşıyor.

Şiddet Davranışı Aile İçinde Model Alınıyor

Çocukların dünyaya geldikleri andan itibaren çevrelerini, özellikle de ebeveynlerini gözlemleyerek ve taklit ederek öğrendiklerini belirten Yavuz, aile içi iletişim biçimlerinin kritik bir rol oynadığını vurguladı. Ev içinde şiddete şahit olan çocukların bu durumu normalleştirerek model alabildiğini söyleyen Yavuz, ebeveynlerin sergilediği tutarsız yaklaşımların da öfke patlamalarını tetikleyebileceğini dile getirdi. Örneğin, bir gün hoşgörüyle karşılanan bir davranışın başka bir gün sert bir cezayla karşılık bulması çocuklarda ciddi bir kafa karışıklığı yaratabiliyor. Ayrıca, ev içinde anne ve babanın birbirinden farklı ve çatışan disiplin kuralları uygulaması da sorunları derinleştiren unsurlar arasında bulunuyor.

Dijital Dünyanın ve Akran İlişkilerinin Rolü

Çocukların davranış kalıplarını yalnızca ailelerinden değil, dijital dünyadan da öğrendiklerine işaret eden Yavuz; izlenen filmler, diziler ve oynanan şiddet içerikli dijital oyunların da risk oluşturduğunu belirtti. Benzer şekilde eğitim hayatındaki rekabetçi yapının ve akran ilişkilerinde yaşanan zorbalıkların, çocukların dürtü kontrol mekanizmalarını olumsuz yönde etkilediği ifade edildi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir