⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 405
🕐 Son Güncelleme: 20.10.2026 11:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kayyım yönetimindeki Esenyurt Belediyesi’nde Başkan Yardımcısı olan Yusuf Ulutaş’ın evinde 450 milyon lira bulunduğu iddiaları kamuoyuna yansıdı.
- Gazeteci Fuat Uğur, Ulutaş’ın geçmişte Fatma Betül Sayan Kaya ile olan çalışma ilişkisine ve istisnai kadro atamalarına dikkat çekti.
- İddialar, belediyelerdeki rüşvet trafiği ve bürokratik atamalardaki “istisnai kadro” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
İstanbul’un Esenyurt ilçesinde belediye yönetimindeki gelişmeler, siyaset ve bürokrasi çevrelerinde geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Son olarak kayyım yönetimindeki Esenyurt Belediyesi’nde Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Yusuf Ulutaş hakkında ortaya atılan iddialar, hem yerel yönetimlerdeki rüşvet trafiğini hem de geçmiş dönem atamalarını mercek altına aldı.
Rüşvet İddiaları ve “Çerez Parası” Vurgusu
Gazeteci Fuat Uğur, kişisel YouTube kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, Esenyurt’ta bulunan sanayi kuruluşlarından işletme ruhsatı adı altında büyük meblağlarda haksız kazanç sağlandığını öne sürdü. Uğur, Ulutaş’ın evinde bulunduğu iddia edilen 450 milyon liranın, söz konusu rüşvet çarkının yanında oldukça küçük bir rakam olduğunu belirterek, “Bu paralar sadece çerez parası, çok daha büyük bir vurgun söz konusu” ifadelerini kullandı.
Benzeri yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları, ülkemizdeki yerel yönetimlerin şeffaflığı konusunda soru işaretleri yaratırken, halka arz sürecindeki rüşvet iddiaları gibi dosyalar da meclis gündeminde yerini alıyor. Kamuoyu, bu tür iddiaların somut delillerle aydınlatılmasını bekliyor.
Fatma Betül Sayan Kaya ile Bağlantı İddiaları
Uğur’un dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise Ulutaş’ın bürokratik yükselişi oldu. 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Ulutaş’ın, 2015 yılında AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcılığı görevine getirildiği hatırlatıldı. İddiaya göre, Ulutaş’ın kariyer basamaklarını tırmanırken Fatma Betül Sayan Kaya ile yakın bir çalışma düzeni olduğu belirtiliyor.
Özellikle 2019 yerel seçimlerinden kısa bir süre önce, istisnai kadrodan bakan müşaviri olarak atanması, Ulutaş’ın “memuriyet hakkı” kazanması açısından kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Bu süreç, fon krizi ve siyasi etkiler başlığı altında tartışılan liyakat ve atama tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
İstisnai Kadro Tartışması
Yusuf Ulutaş’ın Beyoğlu Belediye Başkan Yardımcılığına giden süreçte, Fatma Betül Sayan Kaya döneminde yapılan istisnai kadro atamalarının bir parçası olduğu savunuluyor. Uğur, bu yöntemle birçok ismin hızlıca memuriyet statüsüne kavuşturulduğunu iddia ediyor. Esnafın şikayetlerine rağmen uzun süre görevde kalması ise “siyasi koruma” iddialarını güçlendiriyor.
Yaşanan bu gelişmeler, vize randevusu dolandırıcılığı gibi kamu vicdanını yaralayan diğer operasyonlarla birlikte, denetim mekanizmalarının etkinliğinin sorgulanmasına neden oluyor. Konuyla ilgili resmi makamlardan henüz detaylı bir açıklama gelmemiş olması ise iddiaların spekülatif boyutunu artırıyor.



