⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 612
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 14:07
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa’nın Strazburg kentindeki Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda göç politikalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
- Yasa dışı sınır geçişleri ve iltica başvurularında düşüş yaşandığını belirten von der Leyen, buna karşın dış sınırlarda yeni tehditlerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
- Üye ülkelerin dış sınırlardaki ciddi tehditlere hızla yanıt verebilmesi amacıyla hazırlanan yeni “Avrupa acil müdahale çerçevesi” yıl sonuna kadar kamuoyuna duyurulacak.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Fransa’nın Strazburg kentindeki Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda düzenlenen oturumda 15-16 Ekim tarihlerindeki AB Liderler Zirvesi sonuçlarını değerlendirdi. Toplantıda öne çıkan en önemli başlıklar arasında düzensiz göçle mücadele, dış sınırların güvenliği ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar yer aldı.
AP Genel Kurulunda konuşan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, birliğe yönelik yasa dışı sınır geçişlerinin son iki yılda yüzde 56 oranında azaldığını duyurdu. Yılın başından bu yana ise bu oranın yüzde 34’lük bir gerileme kaydettiğini, iltica başvurularının da yüzde 19 oranında düştüğünü ifade eden von der Leyen, bu verileri “önemli birer başarı” olarak nitelendirdi. Ancak bu olumlu tablonun tedbiri elden bırakmak anlamına gelmediğini vurguladı.
Dış Sınırlarda Yeni Tehditler ve Göçün Silah Olarak Kullanılması
31 Temmuz tarihinde İspanya’nın Kuzey Afrika’daki topraklarından Sebte’de (Ceuta) yaşanan düzensiz göç girişimini hatırlatan von der Leyen, AB sınırlarında yeni tehditlerin son derece hızlı bir şekilde ortaya çıkabileceğini belirtti. Bu doğrultuda 12 Haziran’da yürürlüğe giren AB Göç ve İltica Paktı’nın tavizsiz bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.
Sadece münferit olayların yaşanmadığını, aynı zamanda Rusya ve Belarus yönetimlerinin göçü bilinçli bir şekilde “silah olarak kullandığına” şahitlik ettiklerini savunan von der Leyen, dış sınırların daha muhkem hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Dış sınır güvenliğinden sorumlu olan AB ajansı Frontex’in yetkilerinin artırılmasına yönelik yeni düzenlemelerin yolda olduğunu hatırlattı.
Yeni Acil Müdahale Çerçevesi Yıl Sonuna Kadar Geliyor
Bazı devletlerin ve devlet dışı aktörlerin; yetkilileri zor durumda bırakmak, toplumsal paniğe yol açmak ve nihayetinde AB içerisinde siyasi ayrılıklar yaratmak amacıyla ani ve kitlesel insan hareketleri organize ettiğini belirten von der Leyen, üye ülkelerin bu tarz stratejik tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda, üye devletlerin dış sınırlardaki olağan dışı ve ciddi tehditlere en kısa sürede yanıt verebilmesini sağlayacak yeni Avrupa acil müdahale çerçevesi teklifinin yıl sonuna kadar sunulacağı müjdesini verdi.
Öte yandan, dünyada yaşanan diğer krizler ve uluslararası gelişmeler de yakından takip ediliyor. Tıpkı uluslararası arenada tedarik zincirlerinde yaşanan krizler gibi, örneğin Küba’daki şiddetli su krizi gibi yerel ve küresel ölçekteki insani meseleler, uluslararası kurumların gündeminde kalmaya devam ediyor. Benzer şekilde, stratejik yatırımlar ve sektörel gelişmeler de dünya genelinde yakından izleniyor; örneğin teknoloji ve enerji alanındaki küresel hamleler tıpkı yatırım ve altyapı projeleri bağlamında olduğu gibi ülkelerin güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor.
Rusya’ya Enerji ve Savaş Yaptırımları Sürecek
Konuşmasında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal girişimine de değinen Komisyon Başkanı von der Leyen, Moskova yönetimine uygulanan enerji yaptırımlarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. “Güncel tartışmalar ışığında şunu çok net şekilde ifade etmek istiyorum; bu yaptırımlar, Rusya savaşı durdurana dek yürürlükte kalacaktır” diyen von der Leyen, Rusya’nın artık Avrupa için güvenilir bir enerji tedarikçisi olmadığını ifade etti.
Rusya’nın enerji bağımlılığını dilediği an bir şantaj aracı olarak kullandığını tecrübe ettiklerini belirten von der Leyen, bunun Avrupa’nın kesinlikle unutmayacağı tarihi bir ders olduğunun altını çizdi.
Oturumda söz alan AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise AB ve üye ülkelerin, Ukrayna’ya sağlanan tüm dış yardımların yüzde 80’ini sırtlandığını hatırlatarak uluslararası ortakların Kiev’e yönelik desteklerini daha da artırması çağrısında bulundu. Moskova’nın hibrit savaş kampanyaları, sabotaj eylemleri ile Avrupa hava sahasına ve kara sularına yönelik saldırılarının, Ukrayna güvenliğinin doğrudan Avrupa güvenliği anlamına geldiğini net bir şekilde gösterdiğini ifade etti.



