⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 391
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 15:46
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Antalya’da meydana gelen olayda, O.E. adlı sanık, birlikte yaşadığı kadının 12 yaşındaki kızına evde bulunduğu sırada bir yıl boyunca cinsel istismarda bulundu.
- Korktuğu için durumu uzun süre gizleyen çocuk, yaşadıklarını annesine ve rehberlik öğretmenine anlatmasının ardından adli makamlara başvuru yapıldı.
- Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında sanık, nitelikli cinsel istismar ve tehdit suçlarından toplam 30 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Türkiye’nin turizm merkezi Antalya‘da adliyeye intikal eden ve kamu vicdanını derinden yaralayan bir cinsel istismar davasında karar çıktı. Edinilen bilgilere göre olay, il merkezindeki bir konutta meydana geldi. S.S. isimli kadının dini nikahla birlikte yaşadığı 47 yaşındaki O.E., kadının 12 yaşındaki ilkokul öğrencisi kızına evde oldukları sırada cinsel istismarda bulundu.
Sanığın, anne ve diğer çocukların uyuduğu saatleri seçtiği, mağdur çocuğa para vererek durumu gizlemesini istediği ve olayların ortaya çıkması durumunda yurda verileceği ile “Anneni öldürürüm” şeklinde tehditler savurduğu belirlendi. Yaşadığı ağır baskı ve korku nedeniyle uzun süre sessiz kalan çocuk, nihayetinde durumu okulundaki rehberlik öğretmenine ve annesine aktardı. Aile tartışmasında silahlı saldırı gibi toplumsal huzuru sarsan benzer olayların aksine, bu vakada eğitim kurumlarının erken müdahalesi kritik bir rol oynadı.
Çocuk İzlem Merkezi’nde Gerçekleri Anlattı
Anne S.S.’nin polise giderek şikayetçi olması üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Şüphelinin baskıları nedeniyle polise ifade vereceği sırada dahi gerçekleri saklamaya çalışan çocuk, uzman eşliğinde Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) yaşadığı kabusu detaylarıyla anlattı. Soruşturma aşamasında dinlenen rehberlik öğretmeni de mağdur öğrencinin kendisine yaşadığı istismarı ve tehditleri açık bir şekilde aktardığını ifade etti.
Toplanan deliller, mağdur ve anne beyanları ile tanık ifadelerini değerlendiren savcılık, sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılmasını talep etti. Yargılama sürecinde dosyadaki tüm unsurları titizlikle inceleyen yargı makamları, Türkiye genelinde toplumsal hassasiyet yaratan dosyalarda olduğu gibi titiz bir hukuki süreç işletti. Benzer şekilde, toplumsal olaylarda adaletin tecellisi için atılan adımlar yakından takip edilirken, kimi zaman İstanbul’da Sarıgül soruşturmasında gizli tanık ifadesi gibi kritik hukuki eşikler dosyaların seyrini belirleyebiliyor.
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi Kararını Verdi
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına mağdur çocuğun annesi S.S. ile taraf avukatları katılım sağladı. Duruşmaya katılmayan tutuksuz sanık O.E.’nin başka bir suçtan dolayı cezaevinde bulunduğu ve duruşma günü izinli olarak dışarıda olduğu bilgisine ulaşıldı.
Duruşma savcısının mütalaasını tekrarlamasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, suç tarihinde 12 yaşından küçük olan mağdura yönelik eylemler nedeniyle sanığı ilk olarak 18 yıl hapis cezasına çarptırdı. Suçun tehdit unsuru içermesi ve birden fazla kez işlenmiş olması, cezai indirime gidilmeksizin artırımlara neden oldu. Mahkeme, sanığa toplamda 30 yıl hapis cezası verilmesine hükmetti.



