⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 21:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel ziyareti sırasında Libya ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının hukuki ve siyasi açıdan tamamen meşru olduğunu ifade etti.
- Belçika, NATO ve Avrupa Birliği temsilcileriyle bir araya gelen Fidan; ikili ilişkiler, bölgesel güvenlik ve küresel krizlerin ele alındığı yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü.
- Görüşmelerde Rusya-Ukrayna Savaşı, enerji güvenliği, Hürmüz ve Babulmendeb Boğazları gibi dünya piyasalarını etkileyen kritik stratejik konular masaya yatırıldı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirdiği yoğun diplomatik temaslarının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Ziyaret kapsamında Libya ile Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasına dair tartışmalara son noktayı koyan Fidan, anlaşmanın meşruiyetine dikkat çekti.
Libya ile Deniz Yetki Alanları Anlaşması Tartışmaya Kapalı
Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019 yılında imzalanan mutabakat muhtırasının kabulüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, söz konusu anlaşmanın hem hukuksal hem de siyasal açıdan son derece sağlam bir temele dayandığını belirtti. Fidan, anlaşmanın meşruiyetinin tartışmaya açık olmadığını vurgulayarak, Türkiye’nin bölgedeki haklarının korunması konusundaki kararlılığını yineledi.
Brüksel’de Yoğun Diplomatik Mesai ve 3+3 Platformu
Brüksel’de çok boyutlu bir çalışma programı yürüten Bakan Fidan, Belçika hükümetiyle olan ikili ilişkilerin yanı sıra NATO ve Avrupa Birliği (AB) ile yürütülen süreçlere odaklandı. Belçika ile yürütülen 3+3 platformunun 2016 yılından bu yana oldukça faydalı bir iş birliği zemini oluşturduğunu ifade eden Fidan, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları ile koordineli bir şekilde yürütülen görüşmelerin önemine değindi. Ayrıca Belçika Kraliçesi Mathilde’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ekonomi ve ticaret heyeti ziyaretiyle, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni bir seviyeye taşındığını belirtti.
Diplomatik temaslar kapsamında, bölgesel dengelerin korunması adına bölgesel konuların ele alındığı pek çok görüşme gerçekleştirildi. Bu süreçte Türkiye’nin stratejik konumu, hem NATO hem de AB nezdinde kritik bir rol oynamaya devam ediyor.
NATO ve AB ile Stratejik Görüşmeler
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya gelen Bakan Fidan; Türkiye-NATO ilişkileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Ankara Zirvesi kararlarının takibi ve kriz bölgelerindeki son durumları değerlendirdi. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ekseninde yaşanan gelişmeler, savaşın seyri ve diplomatik çözüm arayışları toplantıların ana gündem maddeleri arasındaydı.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yapılan görüşmede ise Türkiye-AB ilişkilerindeki tıkanıklık noktalarının nasıl aşılabileceği tartışıldı. Görüşmelerde sadece siyasi meseleler değil, aynı zamanda küresel enerji güvenliğini doğrudan etkileyen Hürmüz ve Babulmendeb Boğazları ile Karadeniz’deki tahıl koridoru gibi hayati konular da ele alındı. Bakan Fidan, uluslararası müzakerelerin önemi ve küresel piyasaların istikrarı için bu stratejik noktaların yönetiminin kritik olduğunu hatırlattı.



