⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 04:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Borsa İstanbul, fon krizinin yarattığı belirsizlikler ve satış baskısı nedeniyle mayıs ayındaki zirve seviyelerinden uzaklaşmaya devam ediyor.
- Piyasalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararında 100 baz puanlık bir indirime odaklanmış durumda.
- Ekonomistler, enflasyonist baskılar ve ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle faiz indiriminin tek başına kalıcı bir çözüm sunmayabileceğini vurguluyor.
Borsa İstanbul, son dönemde yaşanan fon krizi ve ekonomik belirsizliklerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemeye devam ediyor. Dün yüzde 3.22 oranında bir yükseliş kaydederek tepki vermeye çalışsa da, endekslerdeki satış baskısı henüz tamamen kırılmış değil. BIST 100 endeksi, mayıs ayında ulaştığı 15 bin puan seviyesinin oldukça gerisinde kalarak yatırımcıların dikkatini çekti. Dolar bazlı getirilerde de 16 ayın en düşük seviyelerinin test edildiği piyasalarda, tüm gözler yarın açıklanacak olan Merkez Bankası faiz kararına çevrilmiş durumda.
Fon Krizinin Piyasalara Etkisi ve Faiz Beklentileri
Piyasalarda genel beklenti, politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 36 seviyesine çekilmesi yönünde yoğunlaşıyor. Ancak bu beklenti, beraberinde ciddi tartışmaları da getiriyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), yayınladığı Para Politikası Değerlendirme Notu’nda önemli bir tespitte bulundu. TEPAV’a göre, eğer mevcut fon krizi yaşanmasaydı, faizlerin 200 baz puan indirilerek yüzde 35’e düşürülmesi mümkün olabilirdi. Ancak krizin yarattığı güven kaybı ve belirsizlik ortamı, faizlerin yüzde 37’de sabit tutulmasını daha rasyonel bir seçenek haline getiriyor.
Ekonomik dengelerin yeniden kurulması sürecinde, 2025 bütçe planlaması gibi makroekonomik süreçlerin netleşmesi, piyasa aktörleri için kritik önem taşıyor. TEPAV ayrıca, enflasyon hedeflerinin yukarı yönlü revize edilmesinin gerekebileceğine ve eylül ayı enflasyon verilerinin indirim için alan açsa da, yılın son çeyreğinde baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyondaki iyileşmenin durabileceğine dikkat çekti.
Uzmanlar: “Faiz İndirimi Tek Başına Yeterli Değil”
Ekonomik istikrarsızlık konusunda Doç. Dr. Caner Özdurak, kağıt üzerinde bir indirim alanı bulunsa dahi, ekonominin henüz yeterli güven ortamına sahip olmadığını belirtti. Özdurak, “Hâlâ kırılganlıklar ve carry trade hikâyeleri varken faiz sabit bırakılmalıdır. Sanayinin finansal piyasalarla olan kesişiminden kaynaklanan nakit sıkışıklıkları, sadece faiz indirimiyle çözülebilecek bir sorun değildir” dedi. Özdurak ayrıca, halka arzların niteliği ve makroekonomik stratejiler ile köklü şirketlerin yapısı arasındaki uyumsuzluğa da değindi.
Ekonomist Emre Şirin ise belirsizliğin giderilmesinin öncelikli olduğunu vurguladı. Şirin, gerçek enflasyon ve dolar kuru verilerinin şeffaf bir şekilde piyasaya yansıması gerektiğini belirterek, mevcut durumda faiz indiriminin borsada kısa süreli bir rahatlama sağlayabileceğini ancak kalıcı bir iyileşme için yapısal adımların şart olduğunu ifade etti. Bu süreçte kamu kurumlarının yatırım ve finansman ihtiyaçları gibi temel ekonomik göstergelerin yönetimi, piyasa dengeleri açısından belirleyici rol oynayacaktır.



