⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 455
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 19:57
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda fon soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
- Yılmaz, yatırımcı ile manipülatörlerin birbirine karıştırılmadığını ve adli süreçlerin titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı.
- Türkiye ekonomisinin 2026 yılındaki büyüme performansı ve küresel sıralamadaki konumu hakkında güncel veriler paylaşıldı.
Ankara, Türkiye — Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada fon soruşturmaları ve ekonomik göstergelere dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin sunumunu gerçekleştiren Yılmaz, sermaye piyasalarının güvenilirliğini artırmaya yönelik kararlılık mesajı verdi.
Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program (OVP) ile tam uyumlu olarak hazırlanan bütçenin temel amacının kaynakları öncelikli alanlara yönlendirmek olduğunu belirten Yılmaz, üretken kapasitenin artırılması ve beşeri sermayenin güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Para, maliye ve gelirler politikaları arasındaki eş gücün kararlılıkla sürdürüleceğini dile getiren Yılmaz, mali disiplin ve dezenflasyon sürecinin bütçenin ana dayanakları olduğunun altını çizdi.
“Yatırımcı ile Manipülatör Birbirine Karıştırılmayacak”
Fon soruşturmalarına ve sermaye piyasalarındaki son gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, piyasa güveninin korunması adına hassas bir dengenin gözetildiğini belirtti. Konuyla ilgili olarak Yılmaz, “Yatırımcı ile manipülatörü birbirine karıştırmadan titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz, geçirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki mevcut sorunların aşılması ile sermaye piyasalarımız yoluna çok daha güçlü bir şekilde devam edecek, yatırımcılarına da ülke ekonomisine de kazandıracaktır” dedi.
Sermaye piyasalarındaki şeffaflık ve denetim mekanizmalarının yatırımcının haklarını koruma noktasında kritik rol oynadığını hatırlatan ekonomi yönetimi, atılan adımların piyasanın uzun vadeli büyümesini destekleyeceğini öngörüyor. Benzer şekilde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’tan enflasyon ve ekonomik büyüme açıklaması başlığı altında da ihracat ve büyüme rakamlarına dair benzer iyimser öngörüler kamuoyu ile paylaşılmıştı.
Türkiye Ekonomisinin Büyüme Performansı
Zorlu küresel konjonktüre ve jeopolitik gerilimlere rağmen Türkiye ekonomisinin makroekonomik istikrarı önceleyen politikalarla dayanıklılığını koruduğunu aktaran Yılmaz, büyüme verilerine dair şu istatistikleri paylaştı:
- Dünya ekonomisi 2020-2025 döneminde birikimli olarak yüzde 19,3 büyüme kaydetti.
- Türkiye ekonomisi aynı dönemde birikimli olarak yüzde 35,3 büyüme gösterdi.
- Küresel yıllık ortalama büyüme yüzde 3 olurken, Türkiye bu alanda yüzde 5 ile dünya ortalamasının oldukça üzerine çıktı.
Ayrıca, Bakan Bolat: Türkiye dünyanın 11. büyük ekonomisi oldu açıklamalarında da vurgulandığı üzere, Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP) verilerine göre ülkenin küresel konumunun güçlenerek devam ettiği teyit edildi. Yılmaz, 2026 yılı sonunda Türkiye’nin dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olma konumunu korumasının beklendiğini, SAGP bazında ise dünyanın 11’inci ve Avrupa’nın 4’üncü büyük ekonomisi olma vasfını sürdüreceğini kaydetti.
Dezenflasyon süreci ve sıkı para duruşunun etkileriyle birlikte 2026’nın ilk yarısında yüzde 2,5 oranında büyüyen ekonominin, 2027 yılında yüzde 4,2’ye, 2028’de ise yüzde 4,6’ya ulaşması; program dönemi sonunda ise büyümenin yüzde 5 seviyesine çıkması hedefleniyor.



