⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 450
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 22:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Fon Yöneticisi Işık Ökte, Türkiye’deki borsa tasfiye sürecinde yalnızca yakın aylardaki fon çıkışlarının incelenmesinin yetersiz kalacağını belirtti.
- Ökte, vadeli işlem piyasaları dahil olmak üzere milyarlarca liralık kaldıraçlı tüm işlemlerin ve tasfiye öncesi pozisyon alanların gözden geçirilmesini talep etti.
- Yaşanan kriz sürecinde borsada milyarlarca dolarlık erime yaşandığını belirten Ökte, yatırımcıların haklarının korunması için şeffaf bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye sermaye piyasalarında fon soruşturmasının kapsamına ve etkinliğine yönelik tartışmalar tüm hızıyla sürerken, sektörün deneyimli isimlerinden Fon Yöneticisi Işık Ökte’den kritik bir uyarı geldi. Mevcut kayıpların boyutuna dikkat çeken Ökte, tasfiye açıklanmasına yakın aylardaki fon çıkışlarını ya da yalnızca söz konusu manipülatif hareketlerin etrafındaki hisseleri incelemenin yetersiz kalacağını savundu. Gelişmeler yakından takip edilirken, küresel ve yerel finansal aktörlerin stratejileri de mercek altında tutuluyor. Nitekim benzer ekonomik süreçlerde dev finans kuruluşlarının hamleleri dikkat çekerken, yakın dönemde JP Morgan’dan açıklama: Türkiye’deki faaliyetler büyütecek yönündeki haberler de piyasaların uluslararası boyuttaki dinamiklerini gözler önüne seriyor.
“Tüm İşlemler Topyekün Gözden Geçirilmeli”
Cumhuriyet gazetesine değerlendirmelerde bulunan Işık Ökte, daha önce yaptığı açıklamaların bazı kesimlerce yanlış anlaşıldığını ve farklı yönlere çekildiğini belirtti. Piyasaların sağlıklı bir işleyişe kavuşması ve mağduriyetlerin giderilmesi adına kapsamlı bir incelemenin şart olduğunu dile getiren Ökte, “Her gün milyarlarca liralık kaldıraç kullanılarak pozisyon açılan vadeli piyasalarımız dahil, topyekün tüm işlemlerin gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi.
Tasfiye süreci öncesinde kimin ne bildiğini ve bu bilgiyse para kazanmak adına hangi aksiyonların alındığının soruşturulması gerektiğini vurgulayan Ökte, krizin bilgisini önden alarak vadeli işlem piyasalarında büyük pozisyon açan ya da hisse senedi portföyünü hızla boşaltıp düşük seviyelerden yeniden toplamaya başlayan kişilerin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti.
Legal İşlemler ile Manipülasyon Ayrılmalı
Yabancı yatırımcıların da vadeli piyasalarda yoğun işlemler gerçekleştiren gelişen bir ülke piyasası olduğumuzu hatırlatan Ökte, 16 Eylül tasfiye süreci sonrasında doğal spekülatif veya riskten korunma (hedge) amaçlı açılan yasal pozisyonların ayrı tutulması gerektiğinin altını çizdi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) uzmanlarının bu ayrımı rahatlıkla yapabileceğini belirten tezgâhüstü ve çıplak açığa satış niteliğindeki büyük vadeli işlemlerin ise aynı titizlikle soruşturulması gerektiğini ifade etti.
Ekonomik ve finansal alanda atılan adımlar sadece borsa ile sınırlı kalmıyor. Finansal sistemin güvenliğini ve şeffaflığını artırmaya yönelik operasyonlar ve hukuki süreçler de devlet kurumları tarafından kararlılıkla sürdürülüyor. Bu kapsamda atılan adımlar arasında, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan Adalet Bakanı Gürlek: 351 kişinin mal varlığına tedbir konuldu açıklaması da finansal suçlarla mücadelenin kararlılığını gösteren önemli gelişmeler arasında yer alıyor.
Piyasa Değerinde Büyük Erime
Tasfiye süreciyle birlikte borsada yaşanan değer kaybının devasa boyutlara ulaştığını hatırlatan Ökte, borsa piyasa değerinin 98 milyar dolar düştüğünü, 2008 küresel finans krizinden bu yana ilk kez borsada işlem gören 631 hissenin piyasa değerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 20 altına gerileyerek 298 milyar dolara düştüğünü belirtti. Toplamda 4.6 trilyon liralık piyasa değerinin eridiği bu olağanüstü dönemde, 6.5 milyon borsa yatırımcısına hak ettikleri şeffaflığın borçlu olunulduğunu yineledi.



