⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 486
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 07:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İşçilerin işten çıkarılmaları durumunda işe iade davası açabilmeleri için iş yerinde en az 30 çalışan bulunması yasal bir zorunluluktur.
- Mevcut düzenlemeler nedeniyle Türkiye’deki sigortalı işçilerin yaklaşık yarısı, iş yerindeki çalışan sayısı 30’un altında olduğu için iş güvencesi kapsamı dışında kalmaktadır.
- İşe iade hakkından yararlanmak için sadece işçi sayısı değil, aynı zamanda en az 6 aylık kıdem ve belirsiz süreli iş sözleşmesi şartı da aranmaktadır.
Türkiye’de iş hukukunun en kritik düzenlemelerinden biri olan iş güvencesi, işçilerin haksız yere işten çıkarılmalarına karşı koruma sağlayan bir mekanizma olarak işlev görüyor. Ancak, bu korumadan yararlanabilmek için kanun tarafından belirlenmiş çok spesifik bir eşik bulunuyor: 30 işçi kriteri. İşveren tarafından iş akdi feshedilen bir çalışanın işe iade davası açabilmesi için, işten çıkarıldığı tarihte iş yerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması gerekiyor.
İş Güvencesi ve 30 İşçi Sınırı
İşe iade hakkı, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 158 Sayılı Sözleşmesine uyum sağlamak amacıyla 2003 yılında Türk hukuk sistemine dahil edildi. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi ile düzenlenen bu hak, işverene işçiyi işten çıkarırken geçerli bir sebep sunma yükümlülüğü getiriyor. Bu sebep; işçinin yeterliliği, davranışı veya işletmenin gereklerinden kaynaklanıyor olmalıdır.
Sektörel bazda yaşanan tekstil sektöründeki büyük daralma gibi ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde, işten çıkarmaların artmasıyla birlikte iş güvencesi tartışmaları da daha sık gündeme gelmektedir. Mevcut kanun çerçevesinde, iş yerinde 30’dan az çalışan bulunan işletmelerde işveren, geçerli bir sebep göstermeksizin iş sözleşmesini feshetse dahi işçi işe iade davası açma hakkına sahip olamıyor.
İşçilerin Yarısı Kapsam Dışı Kalıyor
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, bu kriterin Türkiye’deki çalışma hayatı üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye genelinde yaklaşık 17 milyon 268 bin sigortalı işçi bulunurken, bu kitlenin yalnızca 8 milyon 661 bini 30 ve daha fazla işçi çalıştıran işletmelerde görev yapıyor. Geriye kalan 8 milyon 606 bin işçi ise, çalışan sayısı kriterini karşılayamadığı için iş güvencesi korumasından mahrum kalıyor.
Geçmişteki yasal düzenleme süreçlerine bakıldığında, bu durumun bir tercih olduğu görülüyor. Taslağın ilk halinde iş güvencesi sınırı 10 işçi olarak planlanmıştı. Eğer bu sınır 10 işçi olarak uygulansaydı, yaklaşık 12 milyon işçi iş güvencesi kapsamında olacaktı. Ancak yapılan değişiklik ile sınırın 30’a çıkarılması, yaklaşık 3,3 milyon işçinin daha koruma kapsamı dışında kalmasına neden oldu. Ekonomik piyasalardaki reklam kurulu kararları veya diğer mali düzenlemeler gibi yasal süreçler, iş gücü piyasasının dengelerini de doğrudan etkilemektedir.
İşe İade Davası İçin Diğer Şartlar Nelerdir?
Sadece iş yerinde 30 kişinin çalışıyor olması, işe iade davası açmak için yeterli değildir. İşçinin bu hakkı kullanabilmesi için şu üç ana şartın bir arada bulunması şarttır:
- Kıdem Şartı: İşçinin o iş yerinde en az 6 aylık kıdeminin bulunması gerekir.
- Sözleşme Türü: İş sözleşmesinin “belirsiz süreli” olması şarttır.
- İşçi Sayısı: İş yerinde işten çıkarma tarihinde en az 30 çalışan bulunmalıdır.
İşveren, işçinin performansından veya davranışlarından kaynaklanan bir fesih gerçekleştirdiğini iddia etse dahi, bu durumu somut delillerle ispatlamak zorundadır. Aksi takdirde, şartları sağlayan işçiler yargı yoluyla haklarını arayabilmektedir.



