⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 349
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 18:56
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin yargılandığı davada, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararı istinaf mahkemesince onandı.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı itiraz, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından esastan reddedildi.
- Karar, savunmanın bağımsızlığı ve baroların kamusal sorumlulukları açısından önemli bir hukuki dayanak oluştururken, devam eden görevden alma davasını da etkiliyor.
Türkiye’nin en köklü hukuk kurumlarından biri olan İstanbul Barosu yönetimine yönelik açılan davada yargı sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin, Suriye’nin kuzeyindeki bir operasyona ilişkin yaptıkları açıklamalar gerekçe gösterilerek yargılandıkları davada istinaf son sözü söyledi.
Silivri’de görülen davada İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, isnat edilen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı hükmüne vararak oy birliğiyle beraat kararı vermişti. Yargı dünyasında geniş yankı uyandıran bu kararın ardından hukuki süreç hız kesmeden üst mahkemeye taşınmıştı.
İstinaf Savcılığın İtirazını Reddetti
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yerel mahkemenin verdiği beraat kararının hemen ardından kararı istinaf mahkemesine taşımıştı. Dosyayı titizlikle inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu. Daire tarafından yapılan açıklamada, mahkemenin usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık içermediği vurgulandı.
Ayrıca kararda, delillerin değerlendirilmesinde ve yargılama işlemlerinde hiçbir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından yapılan incelemenin yerinde olduğu ifade edildi. Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü istinaf nedenlerini yerinde görmeyen Ceza Dairesi, CMK’nin 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi. Bu gelişme, benzer hukuki tartışmaların yaşandığı dönemlerde kamuoyunun yakından takip ettiği diğer hukuki süreçler gibi emsal niteliği taşıyor.
Görevden Alma Davasına Etkisi Ne Olacak?
Ceza yargılamasında verilen beraat kararının istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşme yolunda ilerlemesi, baro yönetiminin hukuki mücadelesinde kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Yönetim Kurulu üyeleri hakkında İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan ve istinaf incelemesi devam eden görevden alma davası açısından da büyük önem arz ediyor.
Ceza mahkemesinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki değerlendirmesinin üst mahkeme tarafından da hukuka uygun bulunması, hukukçulara göre görevden alma davasının dayanaklarını zayıflatıyor. Uzmanlar, bu kararın savunmanın bağımsızlığına ve baroların kamusal meselelerde söz söyleme hakkına yönelik tartışmalar bakımından güçlü bir hukuki zemin oluşturduğunun altını çiziyor.



