Ekonomi

Mandalina Fiyatlarındaki Fark Üreticiyi ve Tüketiciyi Zorluyor

Adana'da mandalina üreticileri, tarladaki düşük fiyat ile marketlerdeki fahiş etiketler arasındaki devasa farka tepki gösteriyor. İşte fiyat uçurumunun detayları.

OKUMA AYARLARI
Mandalina Fiyatlarındaki Fark Üreticiyi ve Tüketiciyi Zorluyor
Mandalina Fiyatlarındaki Fark Üreticiyi ve Tüketiciyi Zorluyor
📍 Konum: Adana, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 401
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 11:07

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Adana’nın Yüreğir ilçesinde devam eden mandalina hasadı sırasında, ürünün dalındaki fiyatı ile market satış fiyatı arasında büyük bir fark olduğu gözlemlendi.
  • Üreticiler, dalında 2 ila 5 TL arasında alıcı bulan mandalinaların, zincir marketlerde 50 TL gibi fahiş fiyatlarla satıldığını belirterek duruma tepki gösterdi.
  • Marketlerin toptancı hallerini devre dışı bırakarak doğrudan bahçeden alım yapması ve düşük kaliteli ürünleri yüksek fiyatla satması, fiyat uçurumunun temel nedenleri olarak öne çıkıyor.

Türkiye’nin narenciye merkezi olan Adana’nın Yüreğir ilçesinde mandalina hasadı tüm hızıyla devam ederken, tarım sektöründeki fiyat dengesizliği gündeme bomba gibi düştü. Türkiye’nin toplam mandalina ihtiyacının yüzde 51’ini tek başına karşılayan ve yıllık 1 milyon tonun üzerinde üretim yapılan bölgede, üretici ile tüketici arasındaki fiyat makası hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Tarlada oldukça düşük rakamlara satılan ürünler, market raflarına ulaştığında tüketicinin bütçesini ciddi şekilde sarsıyor.

Üreticiden Fiyat Uçurumuna Sert Tepki

Bölgedeki hasat sürecini ve piyasa koşullarını değerlendiren üretici Vedat Kaya, tarladaki fiyatlar ile zincir marketlerdeki etiketler arasındaki devasa farka dikkat çekti. Dalında 2 TL ile 5 TL arasında alıcı bulan mandalinaların, marketlerde 50 TL seviyelerine kadar çıktığını belirten Kaya, bu durumun emeğin karşılığını vermediğini ifade etti. Kaya, “Aylarca emek verdiğimiz ürünün tüketiciye bu kadar fahiş fiyatlarla ulaşması kabul edilemez. Halleşme oranının düşmesi ve marketleşme süreçleri nedeniyle aradaki fiyat farkı çok yüksek seviyelere ulaşıyor” dedi.

Tarımsal üretim süreçlerinde maliyetlerin artması ve Dolar/TL kurundaki hareketlilik gibi ekonomik faktörler üreticinin yükünü artırırken, ürünün nihai satış fiyatının bu dengesizliği daha da körüklüyor.

Marketlerin Doğrudan Alım Stratejisi ve Kalite Sorunu

Piyasadaki değişimlere de değinen Vedat Kaya, geleneksel toptancı hallerinin devre dışı kalmasının tüketim hızını yavaşlattığını savundu. Eskiden ürünlerin haller üzerinden dağıtıldığını, ancak günümüzde marketlerin doğrudan bahçeden alım yaptığını belirten üretici, bu durumun fiyatları düşürmediğini, aksine kontrolsüz bir artışa neden olduğunu öne sürdü. Marketlerin sezon başında yaptığı sözleşmelerle ürünleri kapattığını ifade eden Kaya, şu noktalara dikkat çekti:

  • Kalite Farkı: İhracat kalitesindeki ürünler yurt dışına gönderilirken, iç piyasada kalan ikinci veya üçüncü kalite (küçük, lekeli, darbeli) ürünler çok yüksek fiyatlarla satılıyor.
  • Hallerin Devre Dışı Kalması: Toptancı hallerinin atlanması, ürünün daha hızlı ve geniş kitlelere ulaşmasını engelliyor.
  • Fahiş Kar Marjı: Dalında 2 TL olan bir ürünün, üzerine 48 TL kâr eklenerek 50 TL’ye satılması tarım ülkesi olan Türkiye için düşündürücü bir durum.

Üretim aşamasında Türkiye genelindeki hava durumu ve sıcaklık değişimleri gibi doğal faktörler de rekolteyi etkilese de, piyasadaki bu fiyat politikası üreticiler tarafından anlaşılabilmiş değil. Vedat Kaya, halkın ucuz meyveye ulaşması gereken bir dönemde, marketlerdeki bu yüksek fiyatların bir

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir