⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 452
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 18:02
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Söylemezler Organize Suç Örgütü” olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturmayı tamamladı.
- İş insanları Rıdvan Adıyaman ve Nedim Kaya’ya yönelik eylemlerin yer aldığı iddianamede, 7 şüpheli için 12 yıldan 48 yıla kadar hapis cezası istendi.
- Hazırlanan iddianamede örgütün psikolojik baskı, tehdit ve haraç alma gibi yöntemlerle ticari uyuşmazlıklardan menfaat sağladığı vurgulandı.
İstanbul’da yürütülen kapsamlı bir organize suç soruşturmasında önemli bir aşama geride bırakıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen tahkikat sonucunda, kamuoyunda yakından tanınan Söylemezler Organize Suç Örgütü hakkında hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. Türkiye genelinde ve uluslararası alanda gerçekleştirdikleri eylemlerle adını duyuran yapılanmanın hedefinde bu kez tanınmış iş insanları ile ünlü bir börekçinin sahipleri yer aldı.
Hazırlanan iddianamede, iş insanları Rıdvan Adıyaman ve Nedim Kaya’ya yönelik gerçekleştirilen eylemlere geniş yer ayrıldı. Şüphelilerin mağdurlara yönelik sarf ettiği “Hem senin hem ailenin kafasını kopartacağız” şeklindeki ağır tehdit ifadeleri dosyadaki delillerle birlikte detaylandırıldı. Savcılık makamı, bahse konu suçlamalar kapsamında toplam 7 şüpheli hakkında 12 yıldan 48 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası talep etti.
Geçmişten Günümüze Uzanan Karanlık Yapılanma
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan metinde, örgütün köklerinin 1990’lı yılların başına kadar uzandığı ifade edildi. Kurucu çekirdek kadronun aynı aile üyelerinden oluştuğu ve bu sayede yapı içindeki güven ilişkisini sıkı tuttuğu kaydedildi. Örgüt yöneticileri arasında Mehmet Sena Söylemez, Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez ve Resul Söylemez gibi isimlerin bulunduğu belirtilirken, bu şahısların geçmişte kamu görevlisi olmaları sebebiyle kamuoyunda “üniformalı çete” olarak anıldıkları hatırlatıldı.
İddianamede ayrıca örgütün geçmiş dönemdeki Susurluk süreci ve Halil Falyalı cinayeti gibi karanlık olaylarla da irtibatlı olduğu yönündeki tespitlere yer verildi. Klasik organize suç örgütü yapılanmalarından farklı olarak yalnızca doğrudan silahlı güç kullanmadıkları; aynı zamanda oluşturdukları korkutucu imajı bir psikolojik baskı aracı olarak kullandıkları vurgulandı.
Ticari Uyuşmazlıklar ve Çek-Senet Tahsilatı
Örgütün faaliyet alanlarının yalnızca şiddet eylemleriyle sınırlı kalmadığı; ticari uyuşmazlıklara müdahil olarak ekonomik menfaat temin ettikleri de soruşturma dosyasında gözler önüne serildi. Alacak verecek meselesi adı altında tefecilik, çek-senet tahsilatı ve nitelikli yağma gibi suç kalıplarını sistematik bir şekilde uygulayan şüphelilerin, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini de bu doğrultuda yönettiği tespit edildi. Adalet mekanizmasının işletilmesiyle birlikte, bu tür organize yapılanmaların üzerine kararlılıkla gidildiği bir kez daha tescillenmiş oldu.
Ülke gündemini meşgul eden bu hukuki gelişmelerin yanı sıra, farklı mecralardaki önemli olaylar da yakından takip ediliyor. Örneğin, uluslararası dijital pazar düzenlemeleri kapsamında yaşanan gelişmeler doğrultusunda AB Komisyonu’ndan Booking.com Hakkında Dijital Hizmetler Yasası Soruşturması açıldığı bildirildi. Diğer yandan, ekonomi dünyasında yatırımcıların yakından izlediği piyasa dinamikleri hakkında uzman isimler uyarılarda bulunarak Ekonomist Emre Şirin: Fonda 1 Kayıp Varsa Borsada 6-7 Kayıp Var şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Mahkemeye sunulan iddianamenin kabul edilmesinin ardından 7 sanığın önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması ve yargılama sürecinin başlaması bekleniyor.



