⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 480
🕐 Son Güncelleme: 21.10.2026 00:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal refahın artırılması amacıyla “geçiş süreci” olarak adlandırılan yeni bir stratejik dönem hazırlığında.
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, sürecin engellenemez olduğunu vurgulayarak 2026 yılına kadar kritik MGK kararlarının alınmasını hedeflediklerini belirtti.
- MHP lideri Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye hedefinin bölgesel istikrar, hukuk ve toplumsal mutabakatla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin hem bölgesel jeopolitik dengeler hem de iç güvenlik stratejileri, son dönemde üst düzey siyasi isimlerden gelen açıklamalarla yeni bir rotaya girdi. ABD Başkanı Trump’ın Türkiye ile olan ilişkilerine dair söylemleri ve hükümet kanadından gelen “terörsüz Türkiye” vurgusu, Ankara’nın önümüzdeki yıllardaki güvenlik ve kalkınma ajandasının temel taşlarını oluşturuyor.
Bölgesel Güvenlik ve Trump’ın Türkiye Değerlendirmesi
Uluslararası arenada Yemen’deki Husiler’e karşı yürütülen askeri hareketlilik, Türkiye’nin bölgesel rolünü yeniden tartışmaya açtı. ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin bu süreçteki olası rolüne dair soruları, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan güçlü ilişkilerini vurgulayarak yanıtladı. Trump, Erdoğan’a duyduğu saygıyı dile getirirken, Türkiye’nin bölgesel güvenlik mimarisindeki önemine işaret etti. Ancak bu tür askeri adımların Türkiye için hukuki bir zemine oturması gerekiyor. Söz konusu bir müdahale durumunda, Mekke Anlaşması’nın TBMM genel kurulu tarafından onaylanması ve asker sevkine dair bir tezkere kabul edilmesi şart koşuluyor.
Diplomatik kulislerde Trump’ın diplomatik temsilcileri tarafından yürütülen çeşitli görüşmeler, bölgedeki güç dengelerinin nasıl değişebileceğine dair ipuçları veriyor. Türkiye’nin bu süreçteki duruşu, hem sınır güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor.
“Çözüm” Değil, “Geçiş Süreci” Dönemi
İç siyasetin en önemli gündem maddelerinden biri olan terörle mücadele konusunda Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, kavramsal bir netlik getirdi. Uçum, yürütülen çalışmanın bir “çözüm süreci” değil, “terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci” olduğunu vurguladı. Bu ayrım, devletin terörle mücadeledeki tavizsiz duruşunu ve hedeflenen yeni toplumsal yapıyı simgeliyor.
Uçum, sürecin geri döndürülemez bir noktada olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye’ye geçiş artık engellenemez. Bu sürecin tamamlanmasıyla Türkiye’nin yükselişi başlayacak ve büyük reformlar dönemine adım atılacaktır,” dedi. Özellikle 2026 yılına kadar tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanarak bir MGK kararının ilan edilmesi gerektiğini belirten Uçum, ikircikli tutumlardan kaçınılması çağrısında bulundu.
MHP’den Devlet ve Hukuk Vurgusu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de konuya ilişkin vizyonunu paylaşarak, terörsüz bir Türkiye’nin ancak “akıl, hukuk ve toplumsal mutabakat” ile mümkün olabileceğini belirtti. Bahçeli, sınır ötesindeki silahlı yapıların komşu ülkelerin istikrarını bozması durumunda Türkiye’nin güvenliğinin de doğrudan tehdit altında olduğunu hatırlattı.
Bahçeli’nin vizyonuna göre, Türkiye’nin asıl hedefi sadece terörden arınmak değil; aynı zamanda teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayiye sahip ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmış bir güç haline gelmektir. Bu süreçte milli güvenlik kapasitesi ve devlet otoritesinin korunması, ekonomik kalkınmanın ön koşulu olarak görülüyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin hem sınır ötesindeki terör odaklarını etkisiz hale getirme hem de ülke içinde kalıcı bir huzur ortamı sağlama çabası, önümüzdeki yılların en belirleyici siyasi ve askeri hamleleri olacaktır.



