⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 20:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar, Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi’nde katıldığı söyleşide bilimsel çalışmalarını paylaştı.
- Sancar, sinir hücrelerine zarar vermeden beyin kanserini tedavi etmek için önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirtti.
- Başarılı bilim insanı, tedavinin insanlarda işe yarayıp yaramayacağını kesin olarak söylemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Nobel Kimya Ödülü sahibi dünyaca ünlü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Dicle Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Bir ömür bilime, bir miras insanlığa” başlıklı söyleşiye katıldı. Diyarbakır 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi Cahit Sıtkı Tarancı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, tıp ve bilim dünyasını yakından ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu.
Beyin Kanseri Tedavisinde Yeni Aşama
Etkinlikte, yürüttüğü son bilimsel çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum yapan Sancar, özellikle beyin kanseri tedavisinde katettikleri mesafeyi anlattı. Sinir hücrelerine zarar vermeden kanser tedavisi geliştirebilmek adına kritik bir eşiği aştıklarını vurgulayan Sancar, bu alandaki laboratuvar çalışmalarının umut vadedici düzeyde ilerlediğini dile getirdi.
Bilim dünyasında çığır açabilecek bu araştırmaların yanı sıra Türkiye genelinde yürütülen farklı bilimsel disiplinlerdeki gelişmeler ve geçmişte Prof. Dr. Aziz Sancar Mersin’de DNA Onarımı Üzerine Yeni Keşfini Açıkladı başlıklı haberlerde de yer aldığı gibi benzer akademik temaslar kamuoyunun yakın takibinde kalmaya devam ediyor. Türkiye’nin dört bir yanında genç araştırmacılara ilham veren Sancar, bilimin evrensel doğasına vurgu yaptı.
“İnsanlarda Çalışıp Çalışmayacağını Bilmiyorum”
Elde edilen bulguların henüz insan üzerindeki etkilerinin tam olarak kestirilemediğine dikkat çeken Aziz Sancar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biz tedavi konusunda önemli ilerleme kaydettik. Fakat bu insanlarda çalışır mı, çalışmaz mı bilmiyorum. Bunu bilmek için daha çok çalışmalar yapmak lazım. Daha büyükbaş hayvanlarda denemek ve daha ayrıntılı analizler yapmak lazım.”
Kanser hastalarından ve yakınlarından sık sık yardım talepleri içeren mektuplar aldığını belirten Sancar, henüz bu hastalara doğrudan derman olabilecek bir klinik aşamaya ulaşamadıklarını, ancak çalışmaların aralıksız bir şekilde sürdüğünü ifade etti. Öte yandan bilimsel arenadaki gelişmeler sürerken, ülkede ve dünyada NATO’nun Yüksek Düzeyli Grubu nükleer strateji için Helsinki’de toplandı gibi uluslararası stratejik gelişmeler de yakından takip ediliyor.
Diyarbakır ve Güneydoğu Bağlantısı
Mardin’in Savur ilçesinde doğduğunu hatırlatan Sancar, Diyarbakır ile olan köklü bağlarına da değindi. Babaannesinin Diyarbakırlı olduğunu, askerliğini bu şehirde yaptığını ve profesör olduktan sonra ABD’deki bir program çerçevesinde Dicle Üniversitesi’nde dört ay görev aldığını anlatan Sancar, bölgeye duyduğu sevgiyi dile getirdi. Gençlere bilim yolundan ayrılmama ve ülkelerine hizmet etme çağrısında bulunan Sancar’ın açıklamaları, salondakiler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.



