⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 18:56
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul merkezli bir şirketin Çin’deki alıcıya göndereceği 36 milyon dolar değerindeki 10 bin ton saf bakırın yerine konteynerlere kaldırım taşı konulduğu iddiasıyla açılan davada yargılama süreci devam ediyor.
- Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcılık esasa ilişkin mütalaasını açıklayarak 10 sanık hakkında 10’ar yıla kadar hapis cezası talep etti.
- Örgüt kurma ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraat talep edilirken, sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında cezalandırılması istendi.
İstanbul’da, uluslararası ticarette benzerine az rastlanır bir dolandırıcılık idaresiyle ilgili açılan davada yargılama süreci kritik bir aşamaya ulaştı. İsviçre merkezli bir firmanın Çin’deki fabrikasına sevk edilmek üzere satın aldığı 36 milyon dolar değerindeki 10 bin ton saf bakırın yerine konteynerlere kaldırım taşı yerleştirildiği iddiasıyla yürütülen davada mütalaa açıklandı. Konuyla ilgili gelişmeleri takip eden hukukçular, İstanbul Barosu’ndan Gazetecilere Yönelik Yargı Baskısına Tepki gibi adli süreçlerde şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin önemine bir kez daha dikkat çekti.
36 Milyon Dolarlık Vurgun İddiası ve Yargılama Süreci
Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanık Çağrı Koçoğlu, suçlamaları kabul etmeyerek beraatini talep etti. Sanık avukatları ise henüz dinlenmeyen tanıkların dinlenmesini ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için materyallerin denizdeki sevkiyat sırasında değiştirilmiş olabileceği ihtimalinin araştırılmasını istedi. Müşteki avukatları ise Çin’deki süreçle ilgili ellerinde noter raporları bulunduğunu belirterek sanıkların cezalandırılmasını talep etti.
Savcılığın Esasa İlişkin Mütalaası ve Hapis Talepleri
Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, Bietsan Bakır Pirinç Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketi’nin Çin’e yaptığı 8 ayrı sevkiyatta toplam 326 konteyner dolusu külçe bakırın yerine kaldırım taşı gönderildiğini belirtti. Hazırlanan mütalaaya göre, ihracat bedelinin yüzde 90’ına karşılık gelen 32 milyon 400 bin doların tahsil edilmesiyle haksız menfaat sağlandığı dosya kapsamındaki delillerle sabit görüldü.
Uluslararası ticaret ağlarında yaşanan bu tür finansal ve lojistik güvenlik açıklarının benzer sektörlerde de endişe yarattığı ifade ediliyor. Küresel piyasalarda yaşanan güvenlik ve tedarik zinciri aksaklıkları, Karadeniz’de Dört Ticari Gemiye İHA Saldırısı Düzenlendi olayında olduğu gibi ticaret yollarının güvenliğini ve lojistik denetim mekanizmalarını bir kez daha tartışmaya açtı.
Örgüt Suçlamasından Beraat, Dolandırıcılıktan Hapis Talebi
Savcılık, eylemlerin örgüt faaliyeti kapsamında emir-komuta zinciri ve süreklilik unsurlarını taşımadığı gerekçesiyle sanıkların “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Örgüte üye olma” ve “Özel belgede sahtecilik” suçlarından beraatlerini istedi. Ancak tutuksuz sanıklar Hasan Kayacıköse, Sinan Çokyiğit, Başak Yeşilbaş, Bora İbiş, Çağrı Koçoğlu, Muammer Karaman, Orhan Mollaoğlu, Ramazan Öner, Tayfun Gıcır ve Vedat Ulusoy’un fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek şirket yöneticilerini dolandırdıkları gerekçesiyle 10’ar yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.



