⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 325
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 09:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yapımcı Erol Köse, 23 Mart 2026 tarihinde İstanbul Sarıyer’de yaşadığı binanın 16. katından düşerek hayatını kaybetmişti.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Köse’nin üzerinden çıkan üç adet cep telefonu teknik incelemeye tabi tutuldu.
- Savcılık, yapılan incelemeler sonucunda ölümde üçüncü bir şahsın kusuruna veya kasıtlı bir eylemine dair delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
İstanbul’un Sarıyer ilçesinde geçtiğimiz Mart ayında meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran yapımcı Erol Köse’nin ölümüyle ilgili yürütülen hukuki süreç tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 61 yaşındaki Köse’nin şüpheli ölümü üzerine başlatılan geniş kapsamlı soruşturmanın ardından dosya hakkında kararını verdi.
Soruşturma Süreci ve Teknik İncelemeler
23 Mart 2026 tarihinde, Sarıyer’de bulunan 40 katlı bir binanın 16. katından düşerek yaşamını yitiren Erol Köse’nin ölümü, başlangıçta birçok soru işaretini beraberinde getirmişti. Olayın ardından başlatılan asayiş ve soruşturma süreçleri kapsamında, Köse’nin olay yerinde bulunan kişisel eşyaları titizlikle incelendi. Soruşturma dosyasında en dikkat çeken detaylardan biri, merhum yapımcının üzerinde bulunan üç adet cep telefonu oldu.
Adli bilişim uzmanları tarafından incelenen telefonlara dair hazırlanan rapor, ölümün şüpheli olup olmadığına dair kritik veriler sundu. Yapılan incelemelerde, telefonlardan ikisinin şifrelerinin kırılamadığı ve içeriklerine erişilemediği belirtildi. Diğer bir telefonda ise gerçekleştirilen dijital incelemeler sonucunda, Köse’nin ölümüne dair herhangi bir suç unsuruna, tehdit mesajına veya üçüncü kişilerin müdahalesine işaret eden bir bulguya rastlanmadı.
Adli Tıp Bulguları ve Takipsizlik Kararı
Dosyaya giren adli tıp raporları, ölümün doğrudan yüksekten düşme eylemiyle bağlantılı olduğunu tescilledi. Yapılan otopsi ve incelemeler neticesinde, Köse’nin “yüksekten düşme sonucu meydana gelen genel beden travması” nedeniyle hayatını kaybettiği net bir şekilde ortaya konuldu. Bu durum, ölümün bir cinayet veya dışarıdan bir müdahale sonucu gerçekleşmediğini destekleyen en önemli tıbbi veri olarak kayıtlara geçti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, elde edilen tüm dijital ve fiziksel delilleri değerlendirerek, olayda üçüncü kişilerin kasıt, kusur veya ihmalinin bulunduğuna dair somut bir kanıt elde edilemediğini belirtti. Bu doğrultuda, adli süreçlerde karar açıklanması aşamasına geçilerek, Erol Köse’nin ölümüyle ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Karar, olayda herhangi bir suç unsuru bulunmadığını hukuken tescillemiş oldu.



